YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4290
KARAR NO : 2011/708
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 112 ada 3 ve 109 ada 56 parsel sayılı 7267.53 ve 9103.32 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Köy Tüzel Kişiliğinin zilyetliğinde bulunması nedeniyle…Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına, davacı … ise irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı Hazinenin davasının kabulüne, davacı …’nın davasının reddine ve çekişme konusu 112 ada 3 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 729.364 metrekarelik bölümün dere olarak bırakılmasına, (B) harfi ile gösterilen 49.039 metrekarelik bölümün kayalık olarak bırakılmasına, (C) harfi ile gösterilen 6489.129 metrekarelik bölümünün ise tarla vasfıyla Hazine adına tesciline, 109 ada 56 sayılı parselin davacı Hazine adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, çekişme konusu 109 ada 56 sayılı parsele davacı …’nın dayandığı tapu kaydının uymadığı ve adına aynı çalışma alanında belgesizden tespit edilen taşınmazların toplamı 100 dönümü geçtiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacının dayandığı tapu kaydı tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek, yöntemince zemine uygulanmamış, kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmamış, tapu uygulamasında komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamıştır. Davacı adına belgesizden verilen taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri getirtilerek her hangi bir kaydın uygulanıp uygulanmadığı denetlenmemiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacıya tapu kaydına hangi parsel için dayandığı açıklattırılarak bu parsel için dayanılması halinde tapu kaydı tüm tedavülleri ile birlikte mahalli Tapu Sicil Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilmeli, tapu kaydının kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadasto Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak revizyon görmüş ise kadastro tespit tutanağının onaylı sureti getirilmeli, bundan sonra taşınmaz başında taşınmazı iyi bilen, elverdiğince yaşlı ve davada yarar bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tanıklar ve fenni bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır.
Keşifte davacının dayandığı tapu kaydı tüm tedavülleri ile birlikte hudutları okunarak zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerce tapu hudutları tek tek gösterilmeli, gösterilen hudutlar fen bilirkişi krokisinde işaretlettirlmeli, tapu uygulaması yapılırken komşu parsellerin tutanaklarından faydanılmalı ve taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmelidir. Tapu kaydının taşınmaza uymaması halinde davacı … adına belgesiz zilyetlikten tespit edilen parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri getirtilerek, belgesizden verilen taşınmazların 100 dönümü aşıp aşmadığı denetlenmeli, davacı adına belgesizden 100 dönümden az taşınmaz tespit edildiğinin anlaşılması halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimin tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususlarında bilgi alınmalı, böylece taşınmazda zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluşup oluşmadığı araştırılmalı, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle kabülü ile hükmün BOZULMASINA,
2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre çekişme konusu 112 ada 3 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik davacının temyiz itirazlarının reddine, taşınmazın (C) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı …’nın dayandığı tapu kaydının taşınmazın bu bölümüne uymadığı ve adına aynı çalışma alanında belgesizden tespit edilen taşınmazların toplamı 100 dönümü geçtiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacının dayandığı tapu kaydı tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek, yukarıda belirtildiği gibi yöntemince zemine uygulunmamış, kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmamış, tapu uygulamasında komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamıştır. Davacı adına belgesizden verilen taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri getirtilerek her hangi bir kaydın uygulanıp uygulanmadığı denetlenmemiş, taşınmaz bölümü üzerindeki meyve fidanları tespit tarihinde mevcut ve davacıya ait ise adına muhtesat şerhi verilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacıya tapu kaydına hangi parsel için dayandığı açıklattırılarak bu parsel için dayanmış ise tapu kaydı tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, tapu kaydının revizyonu araştırılmalı, her hangi bir parsele revizyon görmüş ise kadastro tespit tutanağının onaylı sureti getirilmeli, bundan sonra taşınmaz başında taşınmazı iyi bilen, elverdiğince yaşlı ve davada yarar bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tanıklar ve fenni bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte davacının dayandığı tapu kaydı yukarıda belirtildiği gibi yöntemince zemine uygulanmalı, tapu uygulaması yapılırken komşu parsellerin tutanaklarından yararlanılmalı, fen bilirkişisinden kayıt uygulamasını gösterir ve keşfi takibe imkan verir krokili rapor alınmalı, böylece taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmelidir. Tapu kaydının taşınmaza uymaması halinde davacı adına belgesiz zilyetlikten tespit edilen taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri getirtilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen aynı çalışma alanında adına belgesizden verilen taşınmazların 100 dönümü aşıp aşmadığı denetlenmeli, belgesizden daha edinenebileceği taşınmaz bulunduğu sonucuna varılması halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimin tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, keşfe götürülecek üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan önceki rapordaki bulgular da değerlendirilerek taşınmazın
(C) bölümünün toprak yapısı, niteliği, eğimi, komşu parsellere göre arz ettiği özellikler, ne zamandan beri ne şekilde tasarruf edildiği hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, böylece taşınmazın (C) bölümünde zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluşup oluşmadığı araştırılmalı, zilyetlikle itisap şartlarının oluşmaması halinde taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçları tespitten önce dikilmiş ve davacıya ait olduğunun tespit edilmesi halinde 3402 sayılı Yasa’nın 19/2 maddesince muhtesat şerhi verilmesi hususu düşünülmeli, bundan sora tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle kabülü ile hükmün BOZULMASINA, 07.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.