YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3646
KARAR NO : 2011/2348
KARAR TARİHİ : 29.04.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 897 ada 5 parsel sayılı 90551,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesine şerh verilerek Abdülkerim Gümüş adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile tespit malikinin mirasçılarını hasım göstererek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından kendi adına asaleten diğer davalılara vekaleten temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, tespitin ve davalı tarafın dayanağı olan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının da davalı taraf yararına gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Tespite esas alınan ve davalı tarafın dayanağı olan 09.12.1971 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydının dava dışı 899 ada 7 sayılı parsele de revizyon gördüğü anlaşılmaktadır. Yine tapu kaydının revizyonu ile ilgili olarak yapılan araştırmada, tapunun 897 ada 10 sayılı parsele de revizyon gördüğü bildirilmiştir. Mahkemece tapu kaydı, revizyon gördüğü tüm parseller birlikte değerlendirilerek, usulüne uygun biçimde mahalline uygulanıp kapsamı belirlenmemiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, tapu kaydının oluşum belgeleri ve haritası ile çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler ve tapu kaydının revizyon gördüğü tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında, oluşumundan itibaren tüm tedavülleriyle birlikte tapu kaydı ve dayanağı olan tüm belgeler okunup, kayıtlarda yazılı sınırlar sabit sınırlardan başlanarak yerel bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiden uygulanan kayıtların kapsamını belirten, keşfi takibe imkan veren, dayanak tapu kaydının kapsamını gösteren ayrıntılı ve gerekçeli, krokili rapor alınmalıdır. Tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığının anlaşılması halinde; taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususlarında da yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde, yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, zilyetlik durumu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanmalı; 3 kişilik, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve tarımsal niteliğini belirten ve önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeleyen biçimde bilimsel verilere dayalı, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın kültür arazilerinden olan çayır niteliğinde olup olmadığı saptanmalı, mahkemenin bu konudaki gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazın biçenek olması halinde, üzerinde düzenli olarak ot biçmek suretiyle sürdürülen zilyetliğe değer verilebileceği göz önünde bulundurulmalı; davalılar ile murisleri adına kayıt ve belgesiz olarak taşınmaz tespit ve tescil edilip edilmediği, Tapu Sicil, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorularak saptanmalı, 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde yer alan sınırlamalar da dikkate alınarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, 29.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.