YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4951
KARAR NO : 2011/1151
KARAR TARİHİ : 10.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 146 ada 1 ve 147 ada 2 sayılı 5261,37 ve 6401,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü ….. ve…… adlarına eşit paylarla tarla niteliği ile tespit edilmiştir. Davacı … oğlu … vekili, yasal süresi içinde taşınmazların sulu tarla olmasına rağmen susuz olarak tespit edildiğini belirterek tespitin iptali ile vasıflarının sulu tarla olarak tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının talebinin 3402 sayılı Kanun’un 41. maddesine göre düzeltme istemine ilişkin olup dilekçenin yanlış merciye verildiği kabul edilerek tutanak asılları ve eki belgelerin Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının talebinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi kapsamına giren düzeltme istemine ilişkin olup, dilekçenin yanlış merciye verildiği kabul edilmek sureti ile dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş ise de; verilen karar usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde hasım göstermeksizin kadastro tespit tutanağında tarla olarak yazılı olan taşınmazın cinsinin sulu tarla olarak düzeltilmesini istemiştir. HUMK’nun 179. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar gösterilmiş olup tarafların ad ve soyadları ile adresleri de dilekçede yazılması gereken hususlar arasında sayılmıştır. Kadastro davalarında da dava şartları yönünden genel usul hükümleri uygulanır. Bir kadastro davasının varlığından söz edilebilmesi için davada hasmın belli edilmesi zorunludur. Her ne kadar dava dilekçesindeki eksikliklerin incelenmesi ilk itiraza tabi ise de somut olayda dava dilekçesinde hasım gösterilmemesi mahkemenin kendiliğinden gözetmesi gereken esaslı bir noksanlıktır. Hal böyle olunca mahkemece yöntemince açılmış bir dava bulunmaması, dava dilekçesinde bulunması gereken esaslı unsurlardan olan hasmın gösterilmemiş olması nedeniyle HUMK’nun 193.maddesi gereğince dava dilekçesinin iptaline, olağan usule göre kesinleştirilmek üzere tutanağın Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.