YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15741
KARAR NO : 2012/21291
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, çakışan Esnaf ve Sosyal Güvenlik Kurumunun süreleri hariç 19/10/1986-30/09/2011 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde 19/10/1986 tarihinden dava tarihine kadar, 506 ve 1479 sayılı Yasalara tabi çalışmaları dışında Tarım … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının 15/10/1988 tarihi ile 30/09/2011 tarihleri arasında 20/10/1986-01/02/1987 tarihleri arasındaki zorunlu SSK’lı ve 01/06/1987-31/03/1992 tarihleri arasındaki 1479 sayılı kanun gereğince esnaf bağkurlu sayıldığı dönem haricinde 13/05/2008-03/06/2008 tarihindeki zorunlu SSK’lı çalışmaları dışında, 24/06/2009-19/11/2009 tarihleri arasındaki zorunlu SSK’lı çalışmaları dışında 29/03/2010-06/07/2010 tarihleri arasındaki zorunlu SSK’lı çalışmaları dışında kalan dönemde tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Gerçekten tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasa’lar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasa’lar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 ve 1479 sayılı Yasa’lar kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden prim kesintisi yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01/01/1986 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, 20/10/1986 tarihinde başlayan 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışması nedeniyle 19/10/1986 tarihinde Tarım … sigortalılığının sonlandırıldığı, 20/10/1986-01/02/1987, 13/05/2008-03/06/2008, 24/06/2009-19/11/2009 ve 39/03/2010-06/07/2010 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalı çalışmaları bulunduğu, 01/06/1987-31/03/1992 tarihleri arasında 4 yıl 10 ay süreli 1479 sayılı Yasa kapsamında çalışmasının bulunduğu, 15/10/1988 tarihinden itibaren kooperatif kaydı, 02/09/2002 tarihinden itibaren ziraat odası kaydı bulunduğu, kolluk araştırması uyarınca davacının kendisine ait 40 dönüm tarlada ara vermeden tarımsal faaliyetine devam ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının 01/06/1987-31/03/1992 tarihleri arasındaki 1476 sayılı Yasa kapsamındaki çalışması uzun süreli olması nedeniyle, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının başlatılması için Kuruma başvurusunun ve teslim ettiği ürün bedelinden tevkifatın ya da doğrudan prim ödemesinin bulunup bulunmadığının giderek yeniden kayıt ve tescil konusundaki iradenin ortaya konulup konulmadığı araştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Kabule göre de, davacının 15/10/1988-30/09/2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalı olduğu kabul edilmesine rağmen 15/10/1988 tarihinden önce gerçekleşen 506 ve 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarının dışlanması hatalı olmuştur.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.