Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/4187 E. 2013/4248 K. 24.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4187
KARAR NO : 2013/4248
KARAR TARİHİ : 24.04.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
ASLİ MÜDAHİLLER: …, …

DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında … Köyü 115 ada 55 parsel sayılı 550.106,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 3402 sayılı Yasa’nın 18. maddesi uyarınca hali arazi vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında … ve … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile dava konusu 115 ada 55 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptali ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 24.345,309 m2’lik bölümünün 1/3’er hisse ile davacı ve müdahiller adına tesciline, çekişmeli 115 ada 55 sayılı parselin geri kalan bölümünün Hazine adına hali arazi vasfıyla tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 24.345,309 m2’lik kısmı bakımından davacı ile asli müdahiller lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı halde, zilyetlik tanıkları dinlenmeden hüküm kurulduğu gibi keşif sonucu alınan ziraatçi bilirkişi raporu da karar vermeye yeterli değildir. Taşınmazın öncesinin tarım arazisi olup olmadığı, zilyetlikle iktisaba elverişli olup olmadığı, zilyetliğin terkinin söz konusu olup olmadığı yeterince araştırılmadığı gibi; zirai rapora ekli fotoğraflar da, taşınmaz üzerindeki zilyetliği gösterir nitelikte değildir. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için; taşınmaz başında yerel bilirkişiler ile tarafların gösterecekleri zilyetlik tanıkları ve 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yansız bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın niteliği, kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmıyor ise ne kadar süredir kullanılmadığı, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni yönünden
./…

2013/4187-4248 SH:2

ayrıntılı ve gerekçeli, taşınmazın fotoğrafını da içeren rapor alınmalı, fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazın ekilip sürülen ve boş kalan bölümleri ayrı ayrı işaretlettirilmeli, yine taşınmazın dört taraftan fotoğrafları çektirilerek parsel sınırları da fotoğraflar üzerinde gösterilmeli; tespit tarihinden önceki 20 yıllık zaman dilimini kapsayacak şekilde farklı zamanlarda çekilmiş en az iki adet stereoskopik çift hava fotoğrafları getirtilerek, bu fotoğraflar jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye stereoskopla incelettirilmeli, tespit tarihinden geriye doğru temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ile kadastro paftası harita çizim programı vasıtasıyla ölçekleri eşitlenip çakıştırılarak taşınmaz üzerindeki zilyetliğin süresi ve niteliği konusunda bilimsel verilere dayalı raporlar alınmalı ve tanıklar ile yerel bilirkişi beyanları denetlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 24.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.