YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5546
KARAR NO : 2012/23299
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, 01/03/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle biriken aylıkların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi …Genç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 6.9.1993-4.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun kabulü ile 1.3.2010 tarihli tahsis talebine göre 1.4.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 1479 sayılı Yasanın geçici 18. maddesi uyarınca yapılan vergi borçlanmasının sigortalılık süresinden sayılacağı ancak sigortalılık başlangıç tarihini borçlanılan süre kadar öne çekmeyeceğinden ve bu nedenle davacının yaş koşulunu yerine getirmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1479 sayılı Yasaya tabi tescilinin 4.10.2000 tarihinde 6.9.1993 tarihinde başlayan vergi kaydına dayanılarak yapıldığı, davacının 4.10.2000 tarihinden öncesine ait vergiye kayıtlı olan sürelerinin borçlanmasına ilişkin yaptığı talebinin 1479 sayılı Yasanın geçici 18. maddesi uyarınca kabul edilerek, borcun davacı tarafından süresinde ödendiği, bu hususta da taraflar arasında çıkmış bir niza bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, vergi borçlanması yapan sigortalının, sigortalılık başlangıç süresinin borçlandığı süre kadar öne çekilip çekilmeyeceği hususunda toplanmaktadır.
24.7.2003 tarihli 4956 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın değiştirilen geçici 18. maddesinde, 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların hak ve mükellefiyetlerinin 4.10.2000 tarihinde başlayacağı, bu kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilen sigortalıların bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasında vergi kayıtlarını belgelemek ve bu süreye ilişkin prim borçlarını tebliğden itibaren bir yıl içinde ödemek şartı ile bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.
O halde, yasanın açık hükmü karşısında, vergi kaydının bulunduğu 6.9.1993-4.10.2000 tarihleri arasını borçlanarak prim borçlarını ödeyen davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 6.9.1993 tarihi olarak kabul edilerek, yaşlılık aylığı şartlarının bu duruma göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yerinde olmayan görüş ve gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 13/12/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.