Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/16505 E. 2012/21228 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16505
KARAR NO : 2012/21228
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Kemal Köçer tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, 10.000,00 TL maddi tazminat ve 4.000,00 TL manevi tazminatın 10/06/2004 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 0 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının %30, davalı … ‘nin %70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Maddi tazminatın saptanmasında ; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş görmezlik ve karşılık kusur oranları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda prodüksiyon asistanı olarak çalışan davacı, olay tarihindeki ücretinin asgari ücretin üzerinde olduğunu ispatlayamamıştır. Ancak mahkemece, davacının asgari ücretin 6,5 katı ücret aldığının kabul edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, hesap bilirkişisinin asgari ücret üzerinden yaptığı hesaplamaya itibar edilmesi gerekirken bu yapılmayarak sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacının, asgari ücret üzerinde ücret aldığını ispatlayamaması ve özellikle eğitim durumunun iddia ettiği mesleki vasfa uygun olmaması gözetilerek hesap bilirkişisinin asgari ücret üzerinden yaptığı hesaplamaya itibar edilerek karar vermekten ibarettir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.