YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5019
KARAR NO : 2011/1154
KARAR TARİHİ : 10.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 16 ada 1 parsel sayılı 2760 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş, davacı … tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davası sonunda Karakoçan Kadastro Mahkemesinin 02.06.1997 tarih, 1995/88 Esas, 1997/4 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne ve taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, karar 18.12.1997 tarihinde kesinleşerek … adına tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazın adına eksik tapulandığını, bir bölümünün yola bırakıldığını ileri sürerek yol olarak bırakılan bölümün de adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kadastro tutanağının ilan tarihinden itibaren 10 yıl içinde kadastrodan önceki nedenlere dayalı olarak açılan davalarda kadastro mahkemesinin görevli olmadığı kabul edilmek sureti ile görevsizlik kararı verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde kadastro tespiti yapıldığı sırada 16 ada 1 parsel sayılı taşınmazının bir bölümünün yola bırakıldığını ileri sürerek bu bölümün adına tecilini istemiş ise de davaya konu taşınmazın neresi olduğu yönünde mahkemece yeterli araştırma yapılmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle taşınmaz başında keşif yapılarak dava konusu edilen taşınmazın neresi olduğu belirlenmeli, bundan sonra davanın, hakkında kadastro tutanağı düzenlenmeyen yola ilişkin olduğunun anlaşılması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesinin görevinin Kadastro tutanağının düzenlenmesi ile başlayacağı, Kadastro tutanağı düzenlenmeyen paftasında yol olarak bırakılan yerler hakkındaki uyuşmazlıklara bakmanın Kadastro mahkemesinin görevi dışında bulunduğu, göz önünde bulundurularak görevsizlik kararı verilmeli, dava konusu edilen taşınmazın davacının dilekçesinde belirttiği 16 ada 1 sayılı parsel içinde kaldığının anlaşılması halinde ise; 16 ada 1 sayılı parsel hakkındaki tespitin kesinleştiği, bir başka ifade ile bu taşınmazla ilgili mahkeme hükmünün kesinleşerek davacı adına tescil edildiği 18.12.1997 tarihinden itibaren iş bu dava tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3.maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmelidir. Yukarıda anlatılan hususlar göz önünde bulundurulmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.