YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2631
KARAR NO : 2022/11524
KARAR TARİHİ : 02.06.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Sanığın 09.07.2019 tarihli dilekçesinde de belirttiği üzere hükmü 03.12.2018 tarihinde öğrendiği, bu tarihten yaklaşık 7 ay ve 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süreden sonra 10.06.2009 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi gereğince REDDİNE, 02.06.2022 tarihinde Yargıtay Üyesi …’ın sanığın CMK’nin 34/2. maddesi yönünden bildirim olmadığından temyizinin kabulü ile hükmün esasına girilerek incelenmesi gerektiğine ilişkin karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında dolandırıcılık suçlarından sanığın yokluğunda kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanığa tebligat kanunu hükümlerine göre çıkartılan tebligatların tebliğ edilemeden iade edilmesi üzerine resmi gazete ile ilan edildiği ancak resmi gazete ile yapılan ilanın geçerli olmadığı sanığın 03.12.2018 tarihinde yakalanarak müddetname düzenlenerek cezasının infazına başlanması nedeniyle hükmü öğrendiği ve temyiz süresi geçtikten sonra 10.06.2019 tarihli dilekçe ile temyiz talebinde bulunduğundan CMUK’ nin 317 maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmak mümkün bulunmamıştır, zira;
CMK’ nın 34/2 maddesi “Kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi mercii ve şekilleri gösterilir.” yine CMK’ nin 35/2 maddesi ” …mahkeme kararları hazır bulunmayan ilgilisine tebliğ olunur.” ve yine anılan Kanunun Eski hale getirme başlıklı 40/2 maddesi “Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır.” hükümleri nazara alındığında her ne kadar sanık hakkında kurulan mahkumiyetten düzenlenen müddetname nedeniyle haberdar olduğu anlaşılabiliyor ise de; CMK’ nın 34/2 maddesi uyarınca hükümde yer verilen kanun yoluna başvuru süre, mercii ve yöntemine ilişkin açıklamanında sanığa tebliği yada usulüne uygun olarak kendisine tebliğ edilmese bile bu açıklamayı öğrenmiş olması gerektiği, anılan kanunun 40/2 maddesine göre kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde kişi kusursuz sayılır.” hükmüne göre bu hususun eski hale getirme nedeni olduğu, somut olayda sanığa hükmün usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve sanığın 10.06.2019 tarihli dilekçesinde hükmün yüzüne okunmadığı gibi tebliğde edilmediğini belirttiği ve sanığın hükmü öğrendiği kabul edilen bir kaç suçtan düzenlenen müddetnamede kanun yolu süresi, mercii ve yöntemine ilişkin bilgi bulunmadığı gibi, bu hususu haricen öğrendiğine ilişkin dosyaya yansıyan bir bilginin bulunmaması karşısında sanığın temyizinin süresinde kabulü gerekeceği nitekim Yargıtay ve Dairemizin uygulamalarının da bu doğrultuda olup, sürekli ve duraksamasız Yargıtay uygulamalarının yasal değişiklik bulunmadığı sürece hukuki güvenlik ve istikrar yönünden uygulanmasında zorunluluk bulunduğu gözetildiğinde sanığın temyizinin süresinde olduğu esasa girilerek inceleme yapılması görüşü ile sayın çoğunluğun temyiz isteminin reddine ilişkin kararına katılmak mümkün bulunmamıştır.