YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/27241
KARAR NO : 2013/19415
KARAR TARİHİ : 23.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde dikimhane bölümünde üretim işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek fesih işleminin iptali ile işe iadesine, ücret ve diğer sosyal hak ve alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Dava, işe iade davasıdır.
Mahkemece dava kabul edilmiş, karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, işveren tarafından yapılan feshin geçerli olup, olmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacının işyerinde, dikimhane bölümünde işçi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Davacının iş sözleşmesi, performans düşüklüğü, işyeri kurallarına uymama ve amirine hakarette bulunma gerekçeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II’ye göre feshedilmiştir.
Davacının olay günü, olması gerekenden daha az iş ürettiği, davacı tanığı …’ın beyanı ile de sabittir.
Bu durumu tespit için davacıya tutanak imzalatılmak istenmiş, ancak davacı tutanağı imzalamadığı gibi, müdürü ile bağırarak tartışmıştır.
Yine davacı tanığı …, bu tartışmadan sonra davacının ertesi gün işe gelmediğini ifade etmiştir.
Davacının açtığı işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların, davacının müdürünü tehdit ettiğine dair ifadelerin olduğu davalı tarafça ileri sürülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde işçinin işe ve işverene bağlılığı konusunda sıkıntılar olduğu ve iş ilişkisinin mevcut şartlarda sürdürülmesiin artık işverenden beklenemeyeceği görülmektedir.
İşverence yapılan fesih geçersiz değildir. Bu nedenle işe iade davası reddedilmelidir.
İşverence yapılan feshin haklı sebebe mi dayandığı yoksa geçerli sebebe mi dayandığı konusundaki nihai belirleme davacının açtığı alacak davasında yapılabilecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 40,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 23.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.