Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2018/536 Esas
KARAR NO : 2018/1164
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2017/559 E.
DAVANIN KONUSU: Alacak , Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 17/05/2018
Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:12.06.2017 harç tarihli dava dilekçesinde davacı vekili, “müvekkilinin, babası …. ait …Şirketinin davalı bankaya olan borçlarına karşılık taşıt rehin sözleşmesi akdederek 2016 Ekim ayında sahibi olduğu ……. plakalı araçları davalı bankaya rehin verdiğini, rehin sözleşmesinde tarih yazılmadığını, oysa bu hususun, kefalet miktarının belirlenmesi bakımından öncelikli ve asli unsur olduğunun, bu durumun sözleşmeyi sakatladığını, ayrıca 411.949,41 TL’lik borç için bu araçları rehin verdiğini, sözleşmeyi bir tacir olarak imzalamadığını, sözleşmenin kendisine okunmadığını, okudum ibaresinin yazdırılmadığını, bu haliyle de sözleşmenin makul olduğunu, rehin kefalet sözleşmesi mahiyetinde olduğunu, ileride doğacak alacaklar için rehin sözleşmesi kurulamayacağını, 411.919,41 TL’lik borcun 2015 yılında ödenerek kapatıldığını, rehnin TMK 23’e göre batıl olduğunu, kefaletin azami miktarının da belirtilmediğini, doğmuş ve doğacak borçlar için teminat ibaresinin sözleşmeye yazılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu sakat sözleşme nedeniyle Konya …. İcra Müdürlüğü … Esas dosyasında, araçlara haciz ve trafikten men kararı konulduğunu” iddia ile taşıt rehin sözleşmesinin iptalini, bu sözleşmeye dayalı icra takiplerinin tedbiren durdurulmasını talep etmiş davacının ihtiyati tedbir talebi mahkemece 23.11.2017’de “HMK 390/3 maddesinde yazılı yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığı” gerekçesiyle reddedilmiştir. Yargılama sırasında 29.11.2017’de İstanbul 14. Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1066 Esas sayılı dosyası birleştirme kararıyla bu dosya ile birleştirilmiştir. Birleşen 2017/1066 sayılı dosyada davacı …. asıl davaya da, konu olan Taşıt Rehin Sözleşmesi’nin geçersiz olduğunu iddia ettiği, bu sözleşmenin Bankacılık Kanunu’nun 54.maddesinde de aykırı olduğunu ve borçlu şirketin özkaynaklarının toplamının % 20’sinden fazla kredi kullanamayacağını, oysa … Şirketinin enredeyse tabela şirketi haline gelmiş olmasına rağemn bu miktarda kredi kullandırıldığını, müvekkiline ait araçlardan birinin yakalanarak satışı yapıldığın, diğerlerinin de satış tehlikesi bulunduğunu iddia ederek Taşıt Rehin Sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, Konya … İcra Müdürlüğü …. Esas sayılı dosyada takibin iptalini, % 20 tazminata hükmedilmesini, ….. plakalı araçlar üzerindeki rehin şerhinin kaldırılmasını, cebri ihale yoluyla satılan … plakalı araç satış bedeli olan 38.000 TL’nin iadesini, ….. plakalı araç yönünden şimdilik 1.000 TL’nin davalıdan tahsilini, araçların muhafaza ve satışlarının tedbiren durdurulmasını ve bu araçların yediemin olarak müvekkiline teslimini talep ve dava ettiği, dava tarihinin 27.11.2017, birleştirme karar tarihinin ise 29.11.2017 olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili 23.11.2017 tarihli yeni bir talep dilekçesi ile, “araçların bir bir yakalanarak, Konya …. İcra Müdürlüğü … sayılı icra takibinde cebri icra yoluyla satışa sunulduğunu” iddia ile araçların satış, muhafaza yakalama işlemlerinin tedbiren durdurulmasını, yakalanan araçların yediemin olarak müvekkiline teslimi yönünde ihtiyati tedbir talep etmiş, ancak bu talep dahi 12.12.2017 tarihinde mahkemece reddedilmiş olup, mahkemenin red gerekçesi, “icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında İİK 72.maddesi gereği tedbir kararı verilemeyeceği” biçimindedir. Bu karara karşı davacı vekili 14.12.2017 harç tarihli dilekçe ile istinaf isteminde bulunmuş ve “mahkemenin delilleri tartışmadan, herhangi bir inceleme yapmadan tedbir talebini reddettiğini, Konya … İcra Müdürlüğü dosyasında araçların bir bir yakalanarak satışa sunulduğunu, oysa tedbir koşullarının mevcut olduğunu, mahkemenin teminatla tedbir taleplerini dahi değerlendirmediğini, oysa teminatla tedbir verilirse davalı bankanın da bir zarar görmeyeceğini” iddia ile red kararının kaldırılmasını ve teminat karşılığında, araçların muhafaza-yakalama işlemlerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. Dosya içinde davalı bankanın istinafa cevabına rastlanmamıştır. Davacının istinaf sebebine göre, …. Bankası’ndan celb edilen Taşıt Rehni Sözleşmesi de dairemizce incelenmiş olup, dosya kapsamına göre davacının isitnaf sebepleri yerinde olmadığı, sözleşmenin geçersizliği iddiasının yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesince verilen red kararının yerinde olduğu sonucuna varılmakla, davacının istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle:6100 sayılı HMK.’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin REDDİNE,Alınması gereken 35,90 TL harcın, peşin alınan 31,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4,50 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 17/05/2018 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.