YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1002
KARAR NO : 2011/1013
KARAR TARİHİ : 04.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 74 parsel sayılı 3646,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal sürsi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu ve davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında meradan açıldığı kabul edilerek Hazine adına oluşturulan tapu kaydının kapsamında kaldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davacı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Çekişmeli taşınmaz ile çekişmeli taşınmazı çevreleyen ve eylemli mera olan aynı ada 154 parsel sayılı taşınmazı zeminde birbirinden ayıracak doğal ya da yapay bir sınır yeri tarif edilmemiştir. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazın öncesinin tapu kaydının dayanağı belirtmelik tutanağında belirtildiği şekilde mera olduğunun kabulü gerekir. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.