Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/1058 E. 2011/842 K. 11.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1058
KARAR NO : 2011/842
KARAR TARİHİ : 11.02.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TENKİS

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu: GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı; miras bırakanları olan … … ‘nun ölüm tarihinin 26.08.2002 olduğunu, murisin … bulunan 280 sayılı parseli davalılardan …’e bağışladığını, aynı köyde bulunan 37, 46, 150 ve 403 sayılı parselleri ise oğlu olan davalı …’e temlik ettiğini, saklı payının zedelendiğini, zira murisin geride hiçbir malvarlığı kalmadığını belirterek, saklı payına yönelik tasarrufun yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar; davacının saklı payının zedelenmediğini, davalı …’e yapılan satışların gerçek satış olduğunu, murisin sağlığında davacı lehine de kazandırmalarda bulunduğunu, bu nedenlerle davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda İsmail aleyhinde açılan davanın kabulüne, Mülayim aleyhinde açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda kısa kararda davalılardan … hakkında herhangi bir hüküm kurulmazken, gerekçeli kararda her iki davalı hakkında da hüküm kurulmak suretiyle çelişki yaratılmıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 381/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388. Maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlış da olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlıklar ancak temyiz yoluna başvurulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma nedeni olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir. Belirtilen hususlar dikkate alınmadan verilen karar isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma kapsamına göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 1102.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.