Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/719 E. 2011/987 K. 04.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/719
KARAR NO : 2011/987
KARAR TARİHİ : 04.03.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 162 ada 106 parsel sayılı 9013,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, zilyedinin bilinemediğinden söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı … ve dava dışı Hatun Polat adlarına eşit paylarla tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacı dayanağı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilmek sureti ile taşınmazın davacı … ve dava dışı tapu maliki Hatun Polat adlarına eşit paylarla tesciline karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacının 1929 tarih ve 2 ada 1 parsel sayılı tapu kaydına dayanarak çekişmeli taşınmazın adına tescili istemi ile dava açtığı, tapuda davacı … ile dava dışı ……’ın 1/2’şer paylarla malik oldukları ve taşınmazın adı geçen tapu kaydı kapsamında kaldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Paylı mülkiyette paydaşlardan her biri ancak kendi payı için dava açabilir. Somut olayda lehine tescil hükmü kurulan…..davacı olmadığı gibi müdahale talebinde de bulunmamıştır. Yine Kadastro Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca re’sen malik araştırması yapılmasını gerekli kılan koşullar da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davada taraf olmayan kişi lehine tescil kararı verilemeyeceğinden, davanın davacının payı ile sınırlı olarak kabulüne, dava açmayan diğer tapu malikinin payının Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.