Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/4172 E. 2013/6024 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4172
KARAR NO : 2013/6024
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında  … Köyü çalışma alanında bulunan 144 ada 277, 278 ve 282 parsel sayılı 6631.39, 6126.66 ve 4043.98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldıkları ve 144 ada 282 sayılı parselin, “…oğlu …’ın kullanımında olup üzerindeki (A) ve (B) harfi ile gösterilen evlerin kendisine ait olduğu”, 144 ada 277 sayılı parselin “…oğlu …’ın kullanımında olup, üzerindeki ev ve seranın kendisine ait olduğu”, 144 ada 278 sayılı parselin “eşit hisselerle…evlatları…, …, …, …ve … …ın kullanımında olduğu” şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları, dava konusu 277, 278 ve 282 parsel sayılı taşınmazlarda miras payları ve zilyetlikleri bulunduğunu ileri sürerek payları oranında adlarına şerh verilmesi istemiyle iki ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarfından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre çekişmeli 278 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile 278 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Davacılar vekilinin, çekişmeli 277 ve 282 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyizine gelince; mahallinde yapılan keşifte alınan beyanlar ile tüm dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek murisi ……tan kaldığı, ölümüyle mirasçılarından olan davalı …’in kullandığı ve mirasçılar arasında taksim yapılmadığı anlaşılmaktadır. Taksimi ispat yükü, taksimin varlığını iddia eden davalıya ait olup davalı tarafça taksimin varlığı kanıtlanamamıştır. Taksim kanıtlanamadığına göre, mirasçılardan Kadir tarafından sürdürülen fiili kullanımın tereke adına olduğu kabul etmek zorunludur. Hal böyle olunca bu parseller yönünden, davacıların davasının kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 277 ve 282 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.