Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2010/11070 E. 2011/4243 K. 12.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11070
KARAR NO : 2011/4243
KARAR TARİHİ : 12.04.2011

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL-ELATMANIN ÖNLENMESİ

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, tapu ve vergi kayıtlarına dayanarak davalılar adına tespit gören …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların tespit miktarı ile vergi kaydı miktarı arasında 320 dönüm 340 m2 miktar fazlası bulunduğunu, taşınmazların gayrisabit sınırlı olup genişletilmeye müsait olduklarını ileri sürerek, tapularının iptali ile kayıt fazlası olan kısmın Hazine adına tescilini, davalıların elatmasının önlenmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “çekişme konusu taşınmazlarla ilgili olarak 5841 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 12.04.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Hazine vekili Avukat … ile temyiz edilen H.. T.. vd. vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edilenler gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Senem Altınbulak tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, yetkisiz kişinin kadastro tespit tutanağına karşı yapmış olduğu itirazın yapılan tespitin kesinleşmesine engel teşkil etmeyeceği, bu sebeple tutanağın kesinleşme tarihinden dava tarihine kadar 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 12/3.maddesinde de öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği ve 5841 Sayılı Yasa ile yapılan düzenlemeler gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilenler vekili için 825.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edenden alınmasına, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.