YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2432
KARAR NO : 2012/21258
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Şubat 1996-15/12/2008 tarihleri arasında çalıştığının, ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının Şubat 1996 – 15.12.2008 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacı adına işe giriş bildirgesinin verilmediği, ancak davalı işverene ait 411937 sicil no’lu işyerinden davacının 1.12.1996 – 30.8.1997 ve 25.1.2005 – 15.12.2008 tarih aralığındaki çalışmalarının bildirildiği, davalı işyerinin 1.3.1985 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, davacının davalı yanında bir miktar çalışması olduğunun sabit olduğu, ancak mahkemece varsayımdan hareketle her ay 10 gün çalışmasının olduğu şeklinde kabul ile hüküm kurulduğu tanık beyanları ile yazılı şekilde hüküm kurmanın mümkün olmadığı, buna göre mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, davacının yaptığı iş ve işin niteliğine göre çalışmasını bilebilecek nitelikteki tanıkları Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle tespit etmek ve çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, ihtilaflı dönemde davalı işverene ait gemiler ile kiraladığı gemilerin listesini tespit etmek bu gemiler üzerinde davacının yaptığı işlemleri belirlemek, bu işlemlerin ne kadar sürede yapılabileceğini tespit etmek, davacının gemiler ile yurtdışına da çıktığı ve bazen 3-4 ay seferde kaldığı şeklindeki iddiasını, gemiye ait defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapmak suretiyle araştırmak ve her ay 10 gün çalıştığı şeklindeki varsayım yerine çalıştığı gün sayısını somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılrdan ….’ne iadesine, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.