Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/1443 E. 2012/21027 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1443
KARAR NO : 2012/21027
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 06/04/2005 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle talep tarihinden aylığın bağlandığı tarihe kadar biriken aylıkların faiziyle tahsiline fazla ödenen askerlik borçlanma bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 06.04.2005 tarihli tahsis talebini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti,tahsis talep tarihinden yaşlılık aylığının bağlandığı tarihe kadar hak edilen yaşlılık aylıkları tutarının ve fazladan ödenen askerlik borçlanması bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 06.04.2005 tarihli tahsis talebine istinaden 506 Sayılı Yasanın geçici 81/A(60/A-c)maddesi uyarınca kamu sektörüne ait ay başı olan 15.04.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığı, 15/04/2005 – 14/01/2008 tarihleri arasında mahrum kaldığı yaşlılık aylıklarının tutarının 19.651,05 TL olarak hesaplandığı, 26/12/2007 tarihinde fazladan ödemek zorunda kaldığı 2.340,00 TL askerlik borçlanması tutarının kendisine geri verilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere mahkemeden istedikleri hukuki korunmaya göre davalar eda davaları, tespit davaları ve inşai davalar olarak ayrılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın “Tespit Davası” başlıklı 106.maddesine göre ” Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.”
Eda davalarında, bir şeyin yapılması, bir şeyin verilmesi veya bir şey yapılmaması istenmekte iken; inşai (yenilik doğuran) davalar ile de var olan bir hukuki durumun değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durumun yaratılması istenir. İnşai (yenilik doğurucu) davanın kabulü ile yeni bir hukuki durum yaratılır ve hukuksal sonuç genellikle bir yargı kararı ile doğar.
Somut olayda, Kurum davacının 06.04.2005 tarihli tahsis talebini 25 yıllık sigorta süresini, 48 yaşını doldurmadığı ve 5225 gün M.Y.Ö sigortaları primi ödemediği gerekçesi ile reddetmiş, davacı 26.12.2007 tarihinde 1 yıl 8 aylık askerlik borçlanması bedeli olan 2.340.00 TL yi kurum veznesine yatırmış ve aynı gün tahsis talebinde bulunmuş, kurum tarafından davacıya 15.01.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava tespit ve eda istemini içermektedir. Açık bir deyimle davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve askerlik borçlanması bedeli ile birikmiş yaşlılık aylıkları tutarının yasal faiziyle davalı kurumdan istirdatına ilişkindir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde sadece tespit hükmüyle yetinilecek şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine
26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.