YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15495
KARAR NO : 2010/7038
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurumdan 106300 abone numaralı saatle elektrik enerjisi alındığını, 2004 yılında seçilen muhtar görevine başladıktan sonra gelen faturanın düşük olduğunu fark ederek durumu 2005 yılı ortalarında şifahi olarak bildirdiklerini, bunun üzerine … yetkililerinin gelerek saati değiştirdiklerini ve fakat 2005 yılı başından itibaren 25.964,89 TL borç çıkarttıklarını, bu miktara itiraz ettiklerini, bunun üzerine …’ın borcu 18.427,05 TL ye düşürüp bunun 24 taksitte ödenmesine karar verdiğini, bu miktarı da ödeyemediklerini, saatin bozuk olmasında kusurlarının bulunmadığını, davalının elektriklerini keseceğini bildirmesi üzerine elektriğin kesilmemesi için tedbir kararı aldıklarını belirterek elektrik abonelikleri nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine, karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, Davacı … Muhtarlığının davalı kuruma 14.909,80 TL borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının dava dilekçesi ile; 18.427,05 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile dava öncesi mahkemece verilen tedbir kararına ilişkin masrafların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakla birlikte, kabul edilen miktar yönünden davacı lehine AAÜT uyarınca,vekalet ücretine hükmedilmemiş ayrıca Tedbir masrafları ile ilgili talep hakkında karar verilmemiştir. Bu husus usul ve yasaya aykırı olup, Bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen neden ile davacının temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan hükmün karar bölümünün (5) no’lu bendinde yer alan “ ‘125 TL bilirkişi ücreti…’ ibaresinden sonra gelmek üzere ihtiyati tedbir masrafları 32.10 TL olmak üzere” ibaresinin eklenerek, anılan bentte yer alan “toplam 353.00 TL’nin kabul ve red oranına göre %20’si olan 70.60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine “toplam 385.10 TL’nin kabul ve red oranına göre %20’si olan 77.02 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasına, 5.bentten sonra gelmek ve 6.bent olarak eklenmek üzere “Davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla, Kabul edilen kısım üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 1.789.17 TL nispi ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.