YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18614
KARAR NO : 2012/21075
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava,iş kazası neticesinde yaşamını yitiren sigortalının haksahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece,davalı … yönününden davanın feragat nedeniyle reddine,diğer davalı bakımından ise zararlandırıcı olayda kusurunun bulunmaması nedeniyle aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden, davacıların yakını …’nun uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdiği,bu zararlandırıcı olayın SGK Başkanlığı tarafından iş kazası olarak kabul edilip hak sahiplerine iş kazası kolundan tahsisin olduğu,dosyada zararlandırıcı olaya dair ilgililerin kusur dağılımını içeren iş güvenlik uzmanlarından alınmış rapor olmadan eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.
İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur. Buradaki gereklilik, olayın meydana gelmemesi için bilimsel ve teknolojik olarak alınabilecek başka bir önlemin olup olmadığının araştırılmasıdır.Bir önleme başvurulduğunda ortaya çıkan sonucun veya zararlandırıcı olayın meydana gelme ihtimali yok ise, işveren insan bedeninin kutsallığı kapsamında bu önleme de başvurmakla yükümlüdür.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir.
6100 sayılı HMK’nın 266. maddesi gereğince, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde başvurulabilen bilirkişinin, meydana gelen iş kazasının ait olduğu iş kolunda uzman olması gerektiği de açıklamadan uzaktır.
Bu açıklamalardan olarak davaya konu zararlandırıcı olayda davalı belediyenin bir kusurunun olup olmadığı, varsa kusurun aidiyeti ve oranına ilişkin iş güvenliği konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekelde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.