Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23787 E. 2013/12575 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23787
KARAR NO : 2013/12575
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme,davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili kurum tarafından davalıya talebi doğrultusunda 21.01.2009 tarihinde 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamında işsizlik ödeneği bağlandığını, davalının başvuru sırasında imzaladığı taahhütname gereği işsizlik maaşı bağlanan kimselerin bir işte çalışmaya başlaması durumunda bu durumu 15 gün içerisinde kuruma bildirmeleri gerektiği aksi taktirde kendilerine yapılan ödemeleri kanuni faizi ile birlikte kuruma geri ödemeyi kabul ettiğini, davalının 09.02.2009 tarihinde bir başka iş yerinde çalışmaya başlamasına rağmen durumu müvekkili kuruma bildirilmediğini, bu durum tespiti üzerine haksız olarak ödenen işsizlik ödeneğinin tahsili amacı ile davalı aleyhine Ankara 18. İcra Müdürlüğünün ilgili dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davacının haksız itirazı nedeni ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 08.02.2009 tarihinde ….. Müh. Tic. Ltd. Şti. iş görüşmesi yaptığını, ancak şartlarının uygun olmaması sebebiyle işi kabul etmediğini, adı geçen şirket tarafından sehven çalışma kaydının bildirildiğini, bu hususun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce belirlenerek prim bildirgelerinin iptal edildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı kurumun icra takibine esas aldığı kayıtların iptal edilmesi ve davacı tarafça imzalı bir belge sunulamaması karşısında ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Taraflar arasında uyuşmazlık, davalının, reddedilen tazminat ve alacaklara göre vekalet ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326/2. maddesinde “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” öngörülmüştür.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12 maddesinde “ tarifenin ikinici kısmının ,ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Şu kadarki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL ye kadar olan davalarda Av Ücreti ikinci kısmın ikinci Bölümünde icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu vekalet ücrettir .” yönünde düzenleme bulunmaktadır.
Davacının reddedilen talep miktarı 2.916,13 TL dir.
Yukarıda izah edilen yasal düzenlemeler doğrultusunda davalı yararına 400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
Belirtilen bu husus hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda gösterilen şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Hüküm fıkrasında yer alan “Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı vekili yararına hesap edilen 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, ” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “ Davalı , davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ” cümlesinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.05.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.