YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7795
KARAR NO : 2013/11969
KARAR TARİHİ : 22.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, 24.01.2012 tarihli 1128 sayılı olumsuz yetki tespitinin iptali ile davacı sendikanın 02.11.2011 tarihi itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi işletmesinde yetkili olduğunun tespitine, birleşen davada ise 24.01.2012 tarihli 1126 sayılı olumlu yetki tespitinin iptali ile davacı sendikanın 02.11.2011 tarihi itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi işletmesinde yetkili olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
I-Asıl Dava:
Davacı vekili; davacı sendikanın başvuru tarihi olan 02.11.2011 tarihi itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi işletmesinde işçilerin çoğunluğunu üye kaydettiğini ve yetkili olduğunu, ancak davalı bakanlık tarafından 24.01.2012 tarihli olumsuz yetki tespit yazısıyla yetkili olmadığının belirtildiğini, söz konusu yetki tespit işleminde toplam işçi sayısının, davacı sendika üye sayısının ve işletme kapsamındaki bağlı işyerleri ve iştiraklerde önemli hatalar yapıldığını, toplam işçi sayısında ve üye sayısında dikkate alınmaması gereken bir kısım çalışanların dikkate alındığını, 01.03.2010-29.02.2012 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinde kapsam dışı bırakılan işçilerin hesaplamada dikkate alınamayacağını iddia ederek 24.01.2012 tarihli 1128 sayılı olumsuz yetki tespitinin iptali ile davacı sendikanın 02.11.2011 tarihi itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi işletmesinde yetkili olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-Birleşen Dava:
Davacı vekili, davalı sendikanın 02.11.2011 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi işletmesinde çalıştığı iddia olunan 7745 işçiden 4188 tanesini üye kaydetmesi sebebiyle işletmede çoğunluğu sağladığının davalı sendikaya bildirildiğini, söz konusu olumlu yetki tespit işleminin maddi gerçeğe ve usul ile kanuna aykırı olduğunu, başvuru tarihinde davacı sendikanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bağlı işyerleri ile iştiraklerinde çoğunluğu sağladığını, söz konusu yetki tespit işleminde toplam işçi sayısının, davacı sendika üyesayısının ve işletme kapsamındaki bağlı işyerleri ve iştiraklerde önemli hatalar yapıldığını, toplam işçi sayısında ve üye sayısında dikkate alınmaması gereken bir kısım çalışanların dikkate alındığını, 01.03.2010-29.02.2012 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinde kapsam dışı bırakılan işçilerin hesaplamada dikkate alınamayacağını, 24.01.2012 tarihli 1126 sayılı olumlu yetki tespitinin iptali ile davacı sendikanın 02.11.2011 tarihi itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi işletmesinde yetkili olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …-İş Sendikası vekili; öncelikle davanın davalı lehine sonuçlanmasında hukuki yararı olduğu için müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini, İstanbul 7. İş Mahkemesinde görülen olumlu yetki tespitine itiraz davasının bu davayla birleştirilmesi gerektiğini, davacı sendikanın dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili sendika tarafından 02.11.2011 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi işletmesinde çoğunluğu sağladığının tespiti için davalı bakanlığa başvurduğunu, davacı sendikanın da aynı tarihte aynı tespit için başvurduğunu, davacının 7745 işçiden 1679 tanesini üye kaydetmiş olması sebebiyle çoğunluğu sağlayamadığının belirlenip olumsuz yetki tespiti işlemi yapıldığını, davanın gerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na gerekse 2822 sayılı Sendikalar Kanunu hükümlerine uygun olmadığını, müvekkili sendikanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi işletmesinde çoğunluğu sağladığını, 2822 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 22. ve 25. maddeleri ile Yargıtay kararları uyarınca sendikadan istifa eden işçilerin bir aylık süre dolmadan üyelik için başvurduğu sendikandan ayrılarak eski sendikasına dönmesi halinde istifadan vazgeçtiği şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğince kapsam dışı işçilerin sonraki dönem toplu iş sözleşmesi yetki tespitinde dikkate alınması gerektiğini, öğretinin de bu konuda hemfikir olduğunu, davacının kendisinden istifa ederek müvekkili sendikaya geçen işçiler dolayısıyla kendisinin çoğunluğu sağlamadığını, müvekkili sendikanın çoğunluğu sağladığını çok iyi bildiğini, bu sebeple kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … Güvenlik Bakanlığı vekili; davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılarak açılmamışsa reddedilmesini, davalı sendikanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bağlı işyerleri ile iştirakleri olan İspark A.Ş, İston A.Ş, İsbak A.Ş, İsfalt A.Ş, Belbim A.Ş, Bimtaş A.Ş, İstanbul Kültür ve Sanat Ürünleri A.Ş işyerini kapsayan işletmede 02.11.2011 tarihinde yetki tespit talebinde bulunduğunu, davacı sendikanın da aynı tarihte davalı sendikanın belirttiği işyerlerine ek olarak İstaç A.Ş, Beltur A.Ş. ve İstanbul Enerji A.Ş. işyerleri içinde işletme kapsamında yetki tespit talebinde bulunduğunu, davacı sendikanın talebinde yer alıp da daha önce işletme kapsamında yer almamış üç iştirak bakımından işkolu tespiti yapıldığını, Beltur A.Ş’ nin 25 numaralı “Konaklama ve Eğlence Yerleri” işkolunda, İstanbul Enerji A.Ş’ nin ise 03 numaralı “Petrol, Kimya ve Lastik” işkolunda yer aldığının, İstaç A.Ş ’nin ise 28 numaralı “Genel İşler” işkolunda olduğunun belirlendiğini, ayrıca İstanbul Enerji A.Ş açısından Petrol-İş Sendikası ve MİKSEN arasında 01.03.2011-28.02.2013 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin bulunduğunu, bu tespitler neticesinde İstaç A.Ş’nin de dahil edilmesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi işletmesinde çalışan işçi sayısının 7745 olduğu, bunlardan 4188 işçinin …, 1679 işçinin ise davacı … üyesi olduğunun tespit edildiğini, davacı sendikanın çoğunluğu sağlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı … Sendikasının başvuru tarihi itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bağlı işyerleri ile iştiraklerinden oluşan işletmede çalışan sayısının yarıdan fazlasının üyeliğine sahip olduğu, Bakanlık tespitinin yerinde olduğu ve davacının gerek asıl davada ve gerekse birleştirilen davadaki taleplerinin reddi gerekeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
I-Hukuksal Dayanaklar:
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun geçici 6. maddesinin 3. fıkrası uyarınca “Ocak 2013 istatistiklerinin yayımlandığı tarihe kadar, Bakanlığa yapılmış olan yetki tespit başvuruları ile taraf oldukları bu Kanun’un yürürlüğünden önce imzalanmış toplu iş sözleşmesi Ocak 2013 istatistiklerinin yayımı tarihinden sonra sona erecek olan sendikaların, bir sonraki toplu iş sözleşmesiyle sınırlı olmak üzere yapacakları yetki tespit başvuruları mülga 2822 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre Bakanlıkça yayımlanmış Temmuz 2009 istatistiklerine ve mülga 2822 sayılı Kanun’da belirtilen hükümlere göre sonuçlandırılır.” denilmiştir. Dava tarihinden sonra 10.01.2013 tarihinde hükme yeni bir cümle eklenmiştir. Söz konusu cümle “Ancak, en son yayımlanan 2009 istatistiğinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi için başvuru hakkına sahip işçi sendikalarının 7.11.2012 tarihinde ve sonraki bu fıkraya göre yapacakları yetki tespit talepleri, 41. maddede yer alan işyeri veya işletme çoğunluğu şartlarına göre sonuçlandırılır.” şeklindedir.
Belirtilen hükümler uyarınca somut olaya uygulanma kabiliyetine sahip 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 12. maddesinin 1. fıkrasında, “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde onunun (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) üyesi bulunduğu işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinin her birinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının kendi üyesi bulunması halinde bu işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir. İşletme sözleşmeleri için işyerleri bir bütün olarak nazara alınır ve yarıdan fazla çoğunluk buna göre hesaplanır…” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un 13. maddesinde, “Bir toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazıyla başvurarak kurulu bulunduğu işkolunda üye sayısı itibariyle yüzde on (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) oranını sağladığının belirlenmesini ve sözleşmenin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinde başvuru tarihinde çalışan işçiler ile üyelerinin sayısının tespitini ister. İşçi sendikası kendisinde bulunan üyelik fişlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yetki için başvurduğu tarihten itibaren üç işgünü içinde işverene vermek zorundadır.
Çalışma Bakanlığı, kayıtlarına göre sendikanın çoğunluğu haiz olması halinde, toplu iş sözleşmesi yapma başvurusunu işyerindeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikalarıyla taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene başvurunun alındığı tarihten itibaren altı işgünü içinde başvuru tarihindeki kayıtlara göre bildirir. Çoğunluğu haiz olmadığının tespiti halinde bu bilgiler sadece başvuran sendikaya aynı süre içinde bildirilir.” denilmiştir.
Yine 2822 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, “Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir. Bir gerçek ve tüzelkişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu Kanun anlamında bu sözleşmeye işletme toplu iş sözleşmesi denir. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarına ait müessese ve işyerleri ayrı tüzelkişiliğe sahip olsalar dahi, bu kurum ve kuruluşlar için tek bir işletme toplu iş sözleşmesi yapılır…”hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 22. maddesinde, “Sendikaya üye olmak serbesttir. Hiç kimse sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamaz. İşçi veya işverenler aynı zamanda ve aynı işkolunda birden çok sendikaya üye olamazlar. Birden çok sendikaya üye olunması halinde, sonraki üyelikler geçersizdir.
Bir işyerindeki işçiler yardımcı işte çalışsalar bile ancak işyerinin bağlı olduğu işkolunda kurulu sendikaya üye olabilirler.
İşçi sendikasına üyelik, işçinin beş nüsha olarak doldurup imzaladığı ve notere tasdik ettirdiği üye kayıt fişini sendikaya vermesi ve sendika tüzüğünde belirlenen yetkili organın kabulü ile kazanılır. Üyelik başvurusu, sendika tarafından en çok otuz gün içinde reddedilmediği takdirde üyelik istemi kabul edilmiş sayılır. Haklı bir sebep gösterilmeden üyeliği kabul edilmeyen işçinin, bu kararın kendisine tebliğinden itibaren otuz gün içinde iş davalarına bakmakla görevli mahalli mahkemede dava açmak hakkı vardır. Mahkemenin kararı kesindir…” hükmü yer almıştır.
Aynı Kanun’un 25. maddesinde ise, “İşçi veya işveren, sendikada üye kalmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
Her üye önceden bildirimde bulunmak suretiyle üyelikten çekilebilir. Çekilme bildirimi noter huzurunda münferiden kimliğin tespiti ve istifa edecek kişinin imzasının tasdiki ile olur. Çekilme bildiriminin birer örneği noterlikçe en geç üç işgünü içinde ilgili işverene, sendikaya, işyerinin bağlı bulunduğu Bölge Müdürlüğüne ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderilir. Çekilme notere başvurma tarihinden itibaren bir ay sonra geçerlidir. Çekilenin bu bir aylık süre içerisinde başka bir sendikaya üye olması halinde yeni sendika üyeliği bu sürenin bitimi tarihinde kazanılmış sayılır…” düzenlemesine yer verilmiştir.
Diğer taraftan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 26. maddesinde, “Büyükşehir belediyesi kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabilir. Genel sekreter ile belediye ve bağlı kuruluşlarında yöneticilik sıfatını haiz personel bu şirketlerin yönetim ve denetim kurullarında görev alabilirler. Büyükşehir belediyesi, mülkiyeti veya tasarrufundaki hafriyat sahalarını, toplu ulaşım hizmetlerini, sosyal tesisler, büfe, otopark ve çay bahçelerini işletebilir; ya da bu yerlerin belediye veya bağlı kuruluşlarının % 50’sinden fazlasına ortak olduğu şirketler ile bu şirketlerin % 50’sinden fazlasına ortak olduğu şirketler ile bu şirketlerin % 50’sinden fazlasına ortak olduğu şirketlere, 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın belediye meclisince belirlenecek süre ve bedelle işletilmesini devredebilir.” hükmüne yer verilmiştir
Nihayet 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2‘nci maddesinde, “…Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez…” denilerek alt işverenlik ilişkisinde muvazaaya bağlanan hukuki sonuç açıklanmıştır.
Aynı Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Bu Kanun’un 2. maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Rapora altı iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.” düzenlemesi yer almıştır.
II-Dosya Kapsamı:
Dosya kapsamında; bilirkişi raporu ve ekleri, toplu iş sözleşmesi, başvuru tarihinde işyerlerinde çalışanları gösterir İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerine dair personel listeleri, kapsam dışı personel listeleri, önceki dönem olumlu yetki tespitlerine dair bildirimler, emsal mahkeme ve Yargıtay kararları, davacı … davalı sendikaların 02.11.2011 tarihli yetki tespit talepleri, davalı bakanlığın 05.12.2011 tarihli Beltur A.Ş. ve İstaç A.Ş. ile İstanbul Enerji A.Ş. işyerleri için işkolu tespiti yapılmasına yönelik iş teftiş kuruluna yazdığı yazı, söz konusu işyerlerine ilişkin işkolu tespit raporları, yetki tespit raporu, işyeri listesi, yetki dökümü, 24.01.2012 tarihli 1128 ve 1126 sayılı olumsuz ve olumlu yetki tespitleri, 27.01.2012 tarihli yetki tespitlerinin tebliğine ilişkin tebligat, Bakanlık sendika üye listeleri, üye kayıt fişleri, istifa bildirimleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinin alt işverenlerle ilişkilerinin muvazaalı olduğuna dair iş müfettişi raporları, bazı işyerlerine ilişkin dönem bordroları, davalı sendikanın güncel üye sayılarına dair bakanlık yazısı, Belediye-İş Sendikası ile alt işveren LAPİS şirketi arasındaki toplu iş sözleşmesi, İstanbul 4. İş Mahkemesinin 2012/94 esas sayılı muvazaa tespitine itirazın reddine dair kararı olduğu görülmüştür.
Olumlu ve olumsuz yetki tespit işleminde özetle; İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bağlı işyerleri ve iştiraklerinin oluşturduğu 162 işyerinden oluşan işletmede, başvuru tarihi olan 02.11.2011 tarihinde çalışan işçi sayısının 7745 kişi, davalı …-İş Sendikasının üye sayısının 4188 olduğu, davacı …-İş Sendikasının üye sayısının ise 1679 olduğu, bu tespitlere göre davalı …-İş Sendikasının yetkili sendika olduğu belirlenmiştir.
Bilirkişi heyet raporunda özetle; İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bağlı işyerleri ile iştiraklerinin oluşturduğu işletmede yetki tespitine hesaplamaya esas işçi sayısının 7714, davalı sendika üye sayısının 4318 ve davacı sendika üye sayısının ise 1402 olarak belirlendiği, bu sebeple dava konusu yetki tespit işlemlerinin sonuç itibariyle doğru olduğu ifade edilmiştir.
Muvazaaya yönelik iş müfettişi raporlarında özetle; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile inceleme konusu alt işverenleri arasında, İston A.Ş. ile inceleme konusu alt işverenleri arasında ve İsfalt A.Ş. ile inceleme konusu alt işverenleri arasında muvazaalı alt işverenlik ilişkisi olduğu ve alt işveren işçilerinin başından beri asıl işverenlerin işçisi sayılmaları gerektiği tespit edilmiştir.
III-Değerlendirme:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı … davacı sendikanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bağlı işyerleri ile iştiraklerinin oluşturduğu işletmede çoğunluğu sağlayıp sağlayamadığı noktasında toplanmaktadır.
Yetki tespit işlemi ve süreci kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle mahkemece deliller resen toplanmalı ve uyuşmazlık çözümlenmelidir. Yetki tespitine itirazlarda öncelikle tespit konusu işyeri ya da işyerlerinde başvuru tarihinde çalışan işçi sayısı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, sonra bu işçilerin yine başvuru tarihi itibariyle sendikalılık durumları ortaya konularak yetkili sendika bulunup bulunmadığı ve varsa hangi sendika olduğu tespit edilmelidir.
Somut olayda; davacı sendikanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile iştiraklerinin alt işverenleriyle muvazaalı alt işverenlik ilişkisi içinde olduklarını, bu durumun iş müfettişi raporlarıyla tespit edildiğini, iş müfettişi raporlarına karşı vaki itirazlardan bir tanesinin sonuçlandığı ve itirazın reddedilmesiyle muvazaanın kesinleştiğini, diğer itirazların yargılamalarının ise devam ettiğini ileri sürdüğü görülmektedir.
Dosya kapsamında muvazaalara ilişkin söz konusu dosyaların yer almadığı görülmektedir. Muvazaanın kanuni sonucu başından itibaren asıl işverenin işçisi olmak olduğundan belirtilen itiraz dosyalarının akıbeti önemlidir. Çünkü başvuru tarihi itibariyle çalışan işçi sayısı, sendika üye sayısı ve buna bağlı olarak yetkili sendika bu tespitten etkilenebilir. Şu halde öncelikle mahkemece reddedilerek kesinleşen muvazaaya itiraz dosyası dosya kapsamına dahil edilmelidir. Bundan sonra iş müfettişi raporlarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve iştirakleriyle muvazaalı alt işverenlik ilişkisi olduğu tespit edilen alt işverenlerin yetki tespiti başvurusu tarihi itibariyle çalışan işçilerinin sayısı ile sendika üyelik durumları araştırılmalı, bu noktada yetki tespitinin kamu düzenine ilişkin olması dikkate alınarak davacı … davalı sendikanın bildirdiği işçi sayısından ziyade resmi kayıtlara dayanılmalıdır. Mahkeme tarafından bu araştırmalar yapıldıktan sonra dosya bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve araştırma neticesi, dava sonucunu etkileyecek nitelikte görülürse muvazaaya ilişkin iş müfettişi raporlarına itirazların sonucu beklenmelidir. Bu son halde itirazlar neticelendikten sonra söz konusu dosyalar dava dosyasına dahil edilip tüm deliller birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak uyuşmazlık hakkında karar verilmelidir.
Diğer taraftan olumlu yetki tespitine itiraz bakımından işveren ya da işveren sendikasının da davaya dahil edilerek göstereceği delillerin toplanması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan esaslara aykırı olarak eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.