Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/24394 E. 2013/15536 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24394
KARAR NO : 2013/15536
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının 01.06.1995-11.09.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde muhasebe yardımcısı olarak çalıştığını, son ücretinin net 1.500,00 TL olduğunu, müvekkilinin sigorta girişinin 01.09.1998 tarihinde yapıldığını, ücretlerinin bordroda düşük gösterildiğini, 11.09.2009 tarihinde gerekçe gösterilmeden iş sözleşmesine son verildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, 2009 yılında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizden etkilenen işverenin çalışanların ücretlerini ödeyemez duruma geldiğini, birkaç aylık ücretini alamayan davacının bu sebeple kendiliğinden işyerinden ayrıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının aylık ücret miktarı ve çalışma süresi noktasında uyuşmazlık vardır.
Davacı vekili davacının işyerinde 01.06.1995-11.09.2009 tarihleri arasında muhasebe yardımcısı olarak çalıştığını, davacının aylık net 1.500,00 TL ücret aldığını iddia etmiştir. Davalı vekili ise davacının 01.11.2005- 11.09.2009 tarihleri arasında çalıştığını savunmuştur. Mahkemece davacının işyeri kayıtlarındaki çalışma süresi üzerinden 01.09.1998-11.09.2009 tarihleri arasındaki onbir yıl onbir gün üzerinden yapılan hesaplamaya itibarla davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının işe giriş bildirgesinde 01.11.2005 tarihinde 30061 no lu davalı şirkete ait işe giriş bildirgesi düzenlenmiştir.
Davacının hizmet devam cetvelinde 01.09.1998- 14.03.2003 21043250 no lu işyeri; 15.03. 2003- 31.10.2005 1075805 no lu işyerinde sigorta bildirimleri yapılmıştır. Ancak sözkonusu işyerlerinin davalı şirkete ait işyerleri olup olmadığı belirlenememektedir. Mahkemece davalının hesap raporuna davacının hizmet süresine yönelik itirazları üzerinde durularak davacının çalışma süresi kesin bir şekilde belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3- Davacı vekili davacının muhasebe yardımcısı olarak çalıştığını, aylık net 1500,00 TL ücret aldığını iddia etmiştir. Davalı taraf davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. Davacının hizmet döküm cetvelinde asgari ücret seviyesinden aylık kazanç bildirilmiştir. Yapılan emsal ücret araştırmasında İstanbul Ticaret Odası 1995-2009 yılları arasında muhasebe yetkilisi olarak çalışan bir kişinin 2009 yılı itibariyle aylık brüt ücretinin 1.900,00 TL; 2005-2009 yılları arasında muhasebe yardımcısı olarak net 1300.00 TL alabileceği bildirilmiştir. Mahkemece yapılan emsal ücret araştırmasında bildirilen brüt 1900.00 TL ücret seviyesinden yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulmuştur.
İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve davacının iddiasına göre gerekli araştırma yapılarak bir sonuca gidilmelidir.
Öncelikle davacının işyerinde fiilen yaptığı iş ve ünvanı kesin bir şekilde belirlendikten sonra yukarıda açıklanan ilkelere göre emsal ücret araştırması yapılmalı, belirlenen hizmet süresi ve ücret seviyesinden dava konusu alacaklar hesaplanmalıdır. Davalının bilirkişi raporuna yönelik yapılan itirazlar karar yerinde karşılanmadan hatalı hesaplamaya itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.06 .2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.