Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/6343 E. 2010/14093 K. 28.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6343
KARAR NO : 2010/14093
KARAR TARİHİ : 28.10.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının içme suyu ve kanalizazyon hizmetinden faydalanmadıklarını, ruhsatlı kuyularının bulunduğunu, çıkan suyun ruhsatlı arıtma tesisinde arıtılarak bahçe sulamasında kullanıldığını, ancak davalının kuyuya sayaç takarak ksub bedeli tahakkuk ettirdirdiğini, iptali için vergi mahkemesine açtıkları davada adli yargının görevli olduğuna karar verildiğini bildirerek borçlu olmadığının tesbiti ile gönderilen ksub faturasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, taraflar arasında 4077 sayılı kanun kapsamında sağlayıcı-tüketici ilişkisi olmadığı, idari yargının görevli olduğu belirtilerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalının davacı sitenin kullandığı kuyu suyu tüketimi nedeniyle resen kuyu ksub abonesi yaparak kuyu ksub bedeli tahakkuk ettirdiği, bu suretle taraflar arasında ihtilafın 4077 sayılı kanun kapsamında sözleşme ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesinin idari yargının görevli olduğundan bahisle görev yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte gösterilen nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentte gösterilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 28.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.