Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/941 E. 2010/1046 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/941
KARAR NO : 2010/1046
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat Zekai Sana …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemiyle başlatılan icra takibinin davalı şirketin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirket vekili Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2007/1678 sayılı takip dosyasına verdiği takip talebinde, işlemiş faiz de dahil olmak üzere ödenmeyen iş bedelini 80.260 USD olarak göstermiş, bu miktarın Türk Lirası karşılığının da 111.561,00 TL olduğunu bildirmiştir. Davalı borçlu şirket vekili itiraz dilekçesinde müvekkili şirketin kayıtlarına göre görünen borç miktarının 11.640,39 TL olduğunu, ancak müvekkili şirkete işin yüklenicisi … Ortak Girişimi tarafından ödeme yapılmadığı için davacı şirketin alacağının da muaccel olmadığını savunmuştur.
Dosyada bulunan işin yüklenicisi … Ortak Girişimi ile davalı taşeron … Anonim Şirketi arasında imzalanan 24.01.1997 tarihli sözleşmenin 8. maddesinde “ödemeler aylık hakedişler halinde … hakedişinin onay tarihinden itibaren 30 gün içinde ve …’nın parayı tahsil edişinden sonra en geç 3 gün içinde ödenmek şartıyla yapılacaktır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Taraflar arasındaki 03.02.1997 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde 24.01.1997 tarihli sözleşmedeki anlaşma muhtırası ve zeyilnamelerin sözleşmenin eki olduğu belirtilmiştir. Davalı şirket vekili davacı şirkete olan borç miktarını kendi yönlerinden icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde açıklamakla birlikte, kendilerine ödeme yapılmadığı için borcun muaccel hale gelmediğini savunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve ek raporu doğrultusunda davalı şirkete ödeme yapılmadığı ve alt taşeron davacı şirketin alacağının muaccel hale gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık yüklenici … Ortak Girişimi tarafından davalı şirkete bu davaya konu teşkil eden alacağın ödenip ödenmediği ve miktarı konularındadır. Gerçekten davalı şirket davacı şirkete ödeme yapması için işin yüklenicisi … Ortak Girişiminden alacağını tahsil etmesine bağlıdır. Mahkemece davalı şirketin alacağını dava dışı yüklenici şirketten tahsil edip etmediği konusunda herhangi bir araştırma yapılmamış, bilirkişilerden bu konuda rapor alınmamıştır. Davalı şirket vekili yüklenici şirketten iş bedelinin tahsil edilmediğini savunurken, davacı şirket vekili bunun doğru olmadığını, bu konunun araştırılması gerektiğini beyan etmektedir.
Davalı şirketin dava dışı yüklenici şirketten alacağını tahsil edip etmediği konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı gözden kaçırılarak, bu alacağın davalı şirket tarafından dava dışı yüklenici şirketten tahsil edilmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yokmuş gibi değerlendirme yapılarak ve bu konuda herhangi bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, davalı şirketin alt taşeron davacı şirketin yaptığı iş ile ilgili alacağını dava dışı yüklenici şirketten tahsil edip etmediği konularının, dava dışı yüklenici … Ortak Girişimi ile iş sahibi TBMM’den araştırılmasından, bu konularda oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan dava dışı … Ortak Girişimine ait defterleri de incelenmek suretiyle rapor alınmasından, davaya konu teşkil eden miktarın davalı şirkete ödenip ödenmediğinin açık şekilde belirlenmesinden, bu miktarın davalı şirkete ödenmediği sonucuna varılırsa davanın reddedilmesinden, davalı şirkete ödendiği anlaşılırsa, taraflar arasındaki miktara yönelik uyuşmazlık da çözümlenmek suretiyle sonucuna göre değerlendirme yapılıp hüküm oluşturulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı alt taşeron şirket yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı şirketten alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı şirkete verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 23.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.