Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1589 E. 2010/8548 K. 14.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1589
KARAR NO : 2010/8548
KARAR TARİHİ : 14.06.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … tarafından dava dışı … ‘a verilen kredi kartı borcunun ödenmediğini, bu nedenle kendisinin de kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığından bahisle hakkında icra takibi başlatılarak maaşından kesintiler yapıldığını, hiç bir şekilde kredi kartı sözleşmesi imzalamadığı gibi kimseye de kefil olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile maaşından yapılan kesintileri iadesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kefil olarak imzalamadığı sözleşme gereğince borçlu olmadığının tespiti ile icra takibi sonucunda maaşından yapılan kesintilerin tahsili istemi ile eldeki davayı açmış, davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davalı tarafından ibraz edilen sözleşme fotokopisi üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda sözleşmedeki imzanın davacının eli mahsulü olmasının kuvvetle muhtemel olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Medeni Kanunun 6. maddesi gereğince, herkes iddiasını ispatla yükümlü olup, davacı sözleşmeyi imzalamadığını imzanın kendisine ait olmadığını ve kefil olmadığını iddia ettiğinden sözleşme üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun davalı tarafından ispatlanması gerekir. Davalı sözleşleşme aslını ibraz edememiş, sözleşme fotokopisini ibraz etmiştir. Mahkeme fotokopi üzerinde inceleme yapmıştır, Davalı tarafından ibraz edilen ve dayanak gösterilen fotokopilere yasal delil olarak
2010/1589-8548
itibar edilmesi mümkün olmadığı gibi, fotokopi üzerinden imza incelemesi de yapılamaz. O halde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle ve yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 14.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.