YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3705
KARAR NO : 2010/6802
KARAR TARİHİ : 14.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin meslek hastalığı sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine
2-Uyuşmazlık meslek hastalığı nedeni ile hayatını kaybeden sigortalının yakınlarının manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar, murisleri olan sigortalı …’nun davalı işverenin işçisi olarak çalışırken meslek hastalığına yakalandığını ve olayın işverenlerin kusurlu davranışı sonucu gerçekleştiğini ileri sürerek sigortalının eşi … için 7.000,00 TL, çocuklarının her biri için ayrı ayrı 6.000,00 TL olmak üzere toplam 37.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı tarafça davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece manevi tazminat istemi kabul edilerek eş … için 7.000,00 TL, çocuklarının her biri için ayrı ayrı 6.000,00 TL manevi tazminatın murisin ölüm tarihi olan 03.11.2006 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan dayanışmalı olarak tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacıların murisi olan …’nun davalı Kuruma ait maden ocağında 1967-1989 yılları arasında çalıştığı sırada meslek hastalığına yakalandığı ve 25.02.2008 tarihinde hayatını kaybettiği, ölüm nedeninin pnömokonyoz ve komplikasyon olduğunun tespit edildiği, davacıların olayın oluşumunda kaçınılmazlığı kabul ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Kaçınılmazlık; hukuksal ve teknik anlamda; fennen önlenmesi mümkün bulunmayan, başka bir anlatımla işverence mevzuatın öngördüğü tüm önlemlerin alınmış olduğu koşullarda dahi önlenmesi mümkün bulunmayan durum ve sonuçları ifade eder.
B.K.’nun 47.maddesinde, adam ölmesi halinde hâkimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak ölenin ailesine adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden hakimin kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, ölen işçi ve davalının kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Bu ilkeler doğrultusunda ve özellikle dava dilekçesinde davacılar vekilinin davalının tam kusuruna dayanarak talepte bulunmasına rağmen, yargılama sırasında % 100 kaçınılmazlığı kabul ettiği dikkate alındığında, davacı eş yararına 6.000,00 TL ve çocuklarının her biri yararına 5.000,00.- TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği açıktır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“Davacının davasının kısmen kabulü ile;
1-Maddi tazminat davasının feragat nedeni ile reddine,
2-Davacı eş … yararına 6.000,00.- TL; davacı … yararına 5.000,00.- TL; davacı …yararına 5.000,00.- TL; davacı … yararına 5.000,00 TL, davacı … (…) yararına 5.000,00.- TL; davacı … (…) yararına 5.000,00.- TL; manevi tazminatın 25.02.2008 murisin ölüm tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla talebin reddine,
2- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen;
a-Davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden eş için 720,00 TL, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak 600,00 TL den 3.000,00 TL olmak üzere toplam 3.720,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
b-Davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden her bir davacı için ayrı ayrı 575,00 TL olmak üzere toplam 3.450,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ret edilen maddi tazminat miktarı itibari ile 575,00 YTL avukatlık ücretinin davacı
… Türkoğlundan alınarak davalıya verilmesine
3-Red edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 571,30 .-TL yargılama giderinden takdiren 450,00-TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 1.674,00.-TL karar ve ilam harcından davacılar tarafından peşin yatırılan 499,50.-TL’nin indirimi ile kalan 1.174,50.-TL ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacılar tarafça yatırılan 499,50.- TL. nisbi harç ile 15.60 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 515,10.-TL. harcın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden TTK Genel Müdürlüğüneyükletilmesine,
14.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.