YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/752
KARAR NO : 2010/7530
KARAR TARİHİ : 02.06.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankaya ait ATM kartını 7.01.2009 tarihinde maaşını çekmek amacıyla kullandığı sırada, kartın cihazda takılı kaldığını, en yakın banka şubesine müracaat ederek kartın iptal işlemini gerçekleştirdiğini, ancak iptal işleminden önce kartın kötüniyetli kişilerce ele geçirilerek hesabının tamamen boşa1tıldığını, olayın davalının yeterli güvenlik önlemi almamasından kaynaklandığını ileri sürerek, hesabından çekilen toplam 9295,00 TL nin 7.01.2009 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendi kusuru ile kartının ve şifresini üçüncü kişilere verdiğini, olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın ATM cihazında yeterli güvenlik tedbirini almadığı ve davacı zararından sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
I-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davacı, davalı bankadan aldığı kartını ATM cihazında kullanırken kartın sıkıştığını, en yakın banka şubesine müracaat ederek kartını iptal ettirdiğini,ancak , kartının ve bilgilerinin 2010/752-7530
kötüniyetli kişi tarafından elde edilerek kullanıldığını, olayda davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır Davalı, maddi olayın oluşu yönünden bir itiraz ve açıklamada bulunmamış, ancak, kusurun kart bilgilerini üçüncü kişilere veren davacıda olduğunu savunmuştur. Şu hale göre, ATM cihazlarındaki kart yuvalarını kötüniyetli üçüncü kişilerin kolayca müdahalelerine imkan tanıyacak şekilde bırakan ve yine, ATM cihazlarına kötüniyetli üçüncü kişilerin telefon düzeneği yerleştirmelerini engelleyecek ve bu konuda yeterli denetim tedbirlerini almayan davalı bankanın olayda asli kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki, kart sahibi olan davacı da, gerek davalı banka ile imzaladığı sözleşmenin 10.maddesi ve gerekse, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 12.maddesi hükmü gereğince, kendisine tevdi edilen kartı ve bilgilerini özenle ve güvenli bir şekilde korumak ve iradesi dışında kartın veya bilgilerin kaybolması veya çalınması durumunda kart çıkaran bankayı derhal haberdar etmek zorundadır. Kaldı ki davacı 15.01.2009 tarihli davalı bankaya hitaben yazdığı dilekçesinde aynen “Hesabımın boşa1tılmasında benimde kuşkusuz ,şifremi girmiş olmam nedeniyle kusurum vardır.. … Bütün bu yapılmaması gerekenler bilinmesine rağmen bir anda ezberler bozuluyor ve talimatlar ,öğütler unutularak basılmaması gereken tuşlara basılıyor, yazılmaması gereken şifreler yazılıyor.” İfadeleri ile de kartı ATM cihazına sıkışan davacı derhal kart çıkaran bankayı haberdar etmek yerine kötüniyetli kişilerin kart ve bilgilerine kolayca onların eline geçmesine sebebiyet verdiğini kabul ettiğinden olayda davacının da müterafık kusurlu olduğunun kabulü zorunludur. Öyle olunca mahkemece, tarafların olaydaki kusur ve sorunluluklarının yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASıNA, 2.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.