YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1172
KARAR NO : 2010/2507
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan mahrum kalınan kira alacağı talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı arsa sahibi tarafından açılan davada taraflar arasında düzenlenen 29.03.1996 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre zamanında bitirilmeyen 18 dükkan, 20 mesken için mahrum kalınan kira bedeli 292.600,00 TL’nin davalıdan tahsili talep edilmiş, mahkemece davalı şirketin iflasına karar verilip daha sonra iflasın kapatıldığı, iflasına karar verilen davalının davacı vakıftan 21 adet tapu alacağı olduğu, davacı vakıf idaresinin bu 21 adet bağımsız bölümün yüklenici şirket adına tescilini yaptırarak alacağının tahsili için icraya satışının istenebileceği, böylece zararın artmasını önleyebileceği, sözleşmeyi ileriye etkili olarak feshedebileceği, davanın hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda inşaatın sözleşmede kararlaştırılan sürede bitirilmediği ihtilâfsız olup, yüklenici işin geç teslimi halinde cezai şartı eksiksiz ödemeyi üstlenmiştir. Bu nedenle arsa sahibi sözleşmeyi feshe zorlanamaz (Emsal HGK 1991/15-340 1991/467 T.09.10.1991 tarihli kararı). Diğer taraftan dava tarihi itibariyle yüklenicinin acze düştüğüne ilişkin delil de bulunmadığından davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı vardır. Dava tarihi itibarıyla davacının mahrum kalınan kira alacağı talebinin değerlendirilmesi gerekir.
Dava dosyasından davalı hakkında yargılamanın devamı sırasında iflas kararı verilerek kararın kesinleştiği ve iflas takip işlemlerinin sonucunda herhangi bir mal varlığı bulunmadığından İİK’nın 254. maddesi gereğince iflas dairesince iflasın kapatılmasına karar verildiği ve mahkemece de iflasın kapanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda iflasın kapatılması kararı ile iflas idaresinin görevi sona ereceği gibi Ticaret Sicili Nizamnamesinin 51. maddesine göre şirketin tüm sicil kayıtlarının sicil memurluğunca resen silineceği açıktır (Emsal Yargıtay 11. HD. 27.12.2004 gün 2004/3503 E. 2004/12867 K., 10 HD. 22.09.2003 gün 2003/5392 E. 2003/5880 K. sayılı ilâmları). Bu nedenle mahkemece yapılacak iş öncelikle davada yasal hasım sıfatı kalmadığı anlaşılan davalının İİK’nın 254 ve 255. maddelerindeki hükümlerde dikkate alınarak yeniden yasal hasım sıfatını kazanmasını teminen alacaklıya, iflasın kapatılması kararını veren mahkemeden iflasın kapanması hakkındaki kararın kaldırılması bakımından dava açması için süre verilmesi, bundan sonra yukarıda açıklanan gerekçelere göre davacının mahrum kalınan kira alacağı talebinin değerlendirilerek olumlu ya da olumsuz bir karar vermekten ibaret iken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, , 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.