Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/10660 E. 2013/11431 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10660
KARAR NO : 2013/11431
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; 03.01.1983 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin 09.01.2012 tarihinde işveren tarafından herhangi bir ihtar veya uyarı yazısı gönderilmeksizin, herhangi bir savunma istenmeden ve hiçbir haklı sebep gösterilmeksizin feshedildiğini, davalı işveren tarafından feshin son çare olma ilkesinin çiğnendiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu anlamında geçerli bir sebep olmaksızın sona erdirilmesi sebebiyle davalı işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının 03.01.1983 tarihinde müvekkili bankada müfettiş yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, uzun yıllar müvekkili bankada görev yapan davacının gelişen bankacılık sektörü ve şartlar karşısında daha fazla yararlı olamayacağının hem rakamsal veriler hem de izlemeler sonucu ortaya çıktığını, davacının emeklilik şartlarının tamamının da gerçekleşmiş olduğunu, davacının uzun yıllar çalışmış olmanın verdiği rutin ve daha fazla yükselme beklentisi bulunmaması gibi sebeplerle şubede gelişme sağlamaya yönelik bir girişimde bulunmadığını, Bölge Müdürlüğünün Personel ve İç Hizmetler Bölümüne hitaben yazısında, davacının rakamsal analizlerinin hedeflerin çok altında kaldığı, şube karlılığa çok açık ve köklü bir şube olduğu halde hedeflere ulaşmaktan uzak olduğu, davacının artık heyecanını yitirmiş, iş konusunda bir beklentisi kalmamış olduğundan dolayı yeterli performansı gösterememesi örnekleri ile açıklandığını, davacının daha fazla bankaya yararlı olamayacağının belirtildiğini, davacının performans formlarının yetersizliğinin kanıtı olduğunu, davacının görev seviyesinin de kritik bir pozisyonda bulunduğunu kanıtlamaya yeterli olduğunu, davacının başka birim veya pozisyonda değerlendirilme imkanının sınırlı olduğunu, şube müdürü olan davacının ne terfi ettirilmesinin ne de başka bir şubeye atanmasının mümkün olmadığını, iş bu sebeplerle tazminatları ödenerek iş sözleşmesi feshedilen davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin geçerli sebebe dayandığı kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal sebeple yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından emeklilik aylığı hak kazanması sebebiyle feshedildiği anlaşıldığından, söz konusu tazminatın davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 409,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 20.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.