Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/24418 E. 2013/14693 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24418
KARAR NO : 2013/14693
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı-karşı davalı kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve prim alacağının ödetilmesine, davalı-karşı davacı ise ihbar tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, asıl davayı kabul, karşı davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile prim, izin, fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı, davacının işten çıkartılmadığını, 11.01.2010 tarihinde babası ile birlikte işyerine gelerek personel kartını ve anahtarlarını teslim ederek işi bıraktığını savunarak, davanın reddini istemiş ve davacının ihbar öneline uymadan işi bıraktığı için lehine ihbar tazminatına hükmedilmesi için karşı dava açmıştır.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı-karşı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının iş sözleşmesinin kim tarafından feshedildiği ve feshin haklı olup olmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı, 10.01.2010 tarihinde bölge müdürü … tarafından çağrılarak hırsızlık bahanesi ile iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia ederken; davalı, davacının işten çıkartılmadığını, 11.01.2010 tarihinde babası ile birlikte iş yerine gelerek personel kartını ve anahtarlarını teslim ederek işi bıraktığını savunmaktadır. Davacı 11.01.2010 tarihinde işverene çektiği ihtarname ile işine haksız olarak son verildiğini belirterek yasal haklarının ödenmesini istemiştir. Dosya içindeki 12.01.2010 tarihli….. … ve … tarafından tutulan tutanakta ise, 11.01.2010 tarihinde davacının babası ile mağazaya gelerek multinet kartını, kasa anahtarını, personel kartını mağaza çalışanlarına tutanak ile teslim ederek artık işyerine gelmeyeceğini beyan ettiği, 12.01.2010 tarihinde de işe gelmediği ve mazeret de bildirmediği, davacının sözlü olarak işi bıraktığı ve görevlerini yerine getirmediğinin tespit edildiği belirtilmiştir. İş sözleşmesi sona ermeden önce mağazaya ait bir çantanın çıkartılması ve geri getirilmemesi olayına ilişkin tutulan tutanakta imzası olan …’in, duruşma sırasında alınan beyanında tutanakları işveren baskısı ile tuttuğunu ifade etmesi karşısında, altında imzası olan 12.01.2010 tarihli tutanak içeriğinin kendisine sorulmadığı anlaşılmaktadır. … isimli eski çalışan yeniden tanık olarak dinlenmeli ve 12.01.2010 tarihli tutanak içeriği kendisine sorularak, davacının gerçekten babası ile gelerek eşyalarını bırakıp işyerini terk edip etmediği, tutanak içeriğinin doğru olup olmadığı sorulmalıdır. Mahkemece feshin kim tarafından yapıldığı ve haklı olup olmadığı yeterince aydınlatılmadan, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne ve davalının ihbar tazminatına yönelik karşı davasının reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.