YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1706
KARAR NO : 2013/1783
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 242 ada 7 parsel sayılı 817,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … … adına tespit edilmiştir. Davacı … … irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın … mirasçıları adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen süre içerisinde davacının keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Öncelikle; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için dosyanın keşif için hazır hale getirilmesi, diğer ifade ile taraflardan tanık ve diğer delil listelerinin alınması, dayanılan kayıtlar varsa celbedilip dosyaya konulması, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirtilmesi, yerel bilirkişi adaylarının isimlerinin zabıta aracılığı ile tespit edilmesi ve dosyanın her yönüyle keşfe hazır hale getirilip hiçbir eksikliğinin bulunmaması gerekir. Bundan sonra belirlenecek keşif günü ile ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, tanıklar ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Somut olayda mahkemece; taraflardan tanıkları ve diğer delillerine dair liste alınıp, tüm deliller toplanarak dosya keşfe hazır hale getirilmemiş, usule uygun olmayan biçimde taraf tanıklarının hazır edilmesi halinde keşif mahallinde dinlenilmesine dair ara karar kurulmuştur. Tarafların delilleri belirlenmeden yapılacak keşiften sonuç alınması mümkün olamayacağı gibi, usulüne uygun olmayan ara kararına uyulmamasının davacı aleyhine sonuç doğurması da hukuka uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca tarafların delil listelerini ibraz etmeleri için süre verilmeli, bildirdikleri delilleri toplanıp dosya ikmal edildikten sonra; özellikle uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlaması mümkün olan teknik bilirkişi, yerel bilirkişi ve tanıklarla ilgili giderler tek tek kalem kalem belirlenerek bu giderler toplamını yatırması için ispat yükü
kendisine düşen davacı tarafa makul süre verilmeli, ara kararına uymamasının sonuçları açıkça bildirilmeli, masraf yatırıldığında arazi başında keşif icra edilip, tarafların tüm delilleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek ve usulüne uygun bulunmayan ara kararına dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde ilgisine iadesine, 07.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi