YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2052
KARAR NO : 2013/3389
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVACILAR : … MİRASÇILARI, …
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında Karaseydi Köyü çalışma alanında bulunan 113 ada 27 parsel sayılı 4747,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kavaklık niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın tamamının kendisine ait olduğu iddiasıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, davacı … ise dava konusu 113 ada 27 parsel sayılı taşınmazın, yaklaşık 1000 metrekarelik bölümünün kendisine ait 113 ada 26 parsel sayılı taşınmazla bütün olduğu iddiasıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacı …’ün davasının kısmen kabulü ile (B) harfiyle gösterilen bölümünün eşit paylarla davacı … mirasçıları adına tesciline birleşen dosya davacısı …’ün davasının reddine, çekişmeli 113 ada 27 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ve (C) harfiyle gösterilen bölümlerinin mera olarak sınırlandırılmasına, karar verilmiş; hüküm, birleşen dosya davacısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı şekilde hüküm oluşturulmuşsa da yapılan araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı gibi, oluşturulan hüküm usul ve yasaya da uygun düşmemiştir. Dava konusu 113 ada 27 parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş, Davacı …, çekişmeli taşınmazın tamamının kendisine ait olduğu iddiasıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, davacı … ise dava konusu 113 ada 27 parsel sayılı taşınmazın, yaklaşık 1000 metrekarelik bölümünün kendisine ait 113 ada 26 parsel sayılı taşınmazla bütün olduğu iddiasıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlar; davacı … mirasçıları, delil olarak el atmanın önlenmesi konulu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/88-2005/122 esas ve karar sayılı ilamına da dayanmıştır. Öncelikle keşifte alınan beyanlar, uyuşmazlığı çözecek yeterlikte bulunmadığı gibi, keşif sonrası düzenlenen fen bilirkişi raporu keşfi izlemeye yeterli değildir. Hemen belirtmek gerekir ki, Hazine davada taraf olmadığı ve Karaseydi Köyü Tüzel Kişiliğinin de bu yönde bir talebi olmadığı halde, dava konusu taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleriyle gösterilen bölümlerinin mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi
./….
2013/2052-3389 S/2
isabetsiz olduğu gibi, aynı raporda (B) harfiyle gösterilen yer 573,17 metrekare olarak gösterildiği halde, kroki üzerinde (A) harfiyle gösterilen bölümün 573,17 metrekare olarak gösterilmiş olması nedeniyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmiştir. Dava konusu taşınmazın (A, B ve C) bölümleri dışında kalan bölüm yönünden ise tescil hükmü kurulmamıştır. Diğer yandan, dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün, kimin kullanımında olduğu konusunda yapılan araştırma da yetersizdir. Doğru sonuca varılabilmesi için önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları ile davacı … mirasçılarının dayandığı İspir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/88-2005/122 esas ve karar sayılı dosyasında dinlenen tüm kişiler ile tespit bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte birleşen dosya davacısı İskender’in dava konusu ettiği yeri açıkça göstermesi istenmeli, hazır bulunan yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından dava konusu ettiği taşınmaz bölümünün, öncesinin kime ait olduğu ve kime ne şekilde intikal ettiği, tespit tarihine kadar zilyetliğin hangi tarafça ekonomik amaca uygun olarak sürdürüldüğü, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılarak dava konusu taşınmaz üzerinde kimin zilyetliğinin bulunduğu duraksamasız olarak saptanmalı, beyanlar arasında çelişki olduğu takdirde usulüne uygun şekilde giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişilerinin de tümü tanık olarak dinlenerek çelişkiler giderilmeli, fen bilirkişisinden uygulamayı gösterir ayrıntılı rapor alınmalı, davacı … mirasçılarının dayandıkları İspir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/88-2005/122 sayılı ilamına esas alınan kroki yöntemince uygulanmak suretiyle kapsamı belirlenmeli, dava konusu yer ile söz konusu ilamda geçen yerin aynı yer olduğunun anlaşılması halinde taraflar arasında kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirilmeli, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. Mahkemece böyle bir araştırma ve uygulama yapılmadan hüküm kurulması, ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakiminin doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olduğu göz ardı edilerek, taşınmazın ihtilaf dışında kalan (A, B ve C dışında kalan) bölümü ile ilgili tescil hükmü kurulmaması dahi isabetsiz olup, tarafların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın talep halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…