Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15852 E. 2010/7569 K. 03.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15852
KARAR NO : 2010/7569
KARAR TARİHİ : 03.06.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların müteahhit olduğunu, 24.12.2002 tarihli harici satış sözleşmesi ile yeni başlayan inşaattan toplam 130.000TL bedelle iki adet daire satın aldığını, satış bedelini tamamen ödemesine rağmen tapular verilmeyince … 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/583 esas sayılı dosyası ile dava açtığını, dava devam ederken davalı tarafla anlaşarak 21.4.2005 tarihli protokol düzenlediklerini, davalıların bu protokolle iki adet daire tapusunu en geç 1.10.2005 tarihine kadar vermeyi taahhüt ettiklerini, bu tarih geçmesine rağmen inşaata bile başlayamadıklarını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile fazlası saklı kalmak üzere şimdilik 5.100TL tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, ıslah talebi de dikkate alınarak davanın kabulü ile, 5.100TL’nin dava tarihinden, 89.900TL’nin 12.6.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.100TL tazminatın davalılardan tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, 26.2.2008 havale tarihli ıslah dilekçesi ile de 150.000TL tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini
2009/15852-2010/7569
istemiştir. Davacı, 12.6.2009 tarihli dilekçesi ile talebini daraltmış olup ıslah dilekçesi olarak kabul edilemez. Kaldı ki HUMK.nun 83. maddesi gereğince ikinci kez ıslah yapılamaz. Bu durumda ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihi olan 26.2.2008 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekir. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek ıslah tarihinin 12.6.2009 olarak kabul edilmek suretiyle ıslah edilen miktara 12.6.2009 tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince temyiz edilen kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün 1 numaralı bendinde bulunan (…12.06.2009…) tarihinin karardan çıkartılarak yerine (26.2.2008) tarihinin yazılmasına, kararın DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.