YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3539
KARAR NO : 2011/7498
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işverenlikçe kıdem ve ihbar tazminatları ödenmeksizin haksız ve kötü niyetli olarak fesih edildiğini, müvekkilinin davalı işyerinde büyük bir özveri ile çalıştığını, davalı işverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapması gerektiğini ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda olduğunu, iş akdinin feshinin yasaya aykırı ve geçersiz olduğunu belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 29.12.2009 tarihinde müvekkil şirketten istifa ederek işyerini terk ettiğini, davacının işe iade davası açmasının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 29.12.2009 tarihinde “kendi isteğimle istifa ettim” şeklinde dilekçe verdiği, davalı işverenin kıdem ve ihbar tazminatlarını ödemeksizin çıkışını yaptığı, davalı tanıklarının davacının işyerinde boyacı olarak çalıştığını, 200 TL tutarında gelebilecek 15 kg lık boya ve malzemesini izinsiz alarak evine götürdüğünü ve işverene bu durumu itiraf ettiğini, kendi isteğiyle istifa ettiğini beyan ettikleri, bu olay vuku bulmuş ise, işverenin usulüne uygun tahkikat yapıp, davacıdan usulüne uygun savunmasını alıp gereğini yerine getirmesinin icap ettiği, işverenin bunu yapmadan işçiden istifasını istediği, 13 yıldan fazla kıdemi bulunan davacı işçinin tüm çalışmalarını hiçe sayarak kıdem ve ihbar tazminatlarını almadan işyerinden kendi isteğiyle ayrılmasının hayatın olağan akışına uygun sayılamayacağı, istifasının gerçek iradesini yansıtmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin elyazısıyla yazdığı, “kendi isteğimle istifa ettim” şeklinde 29.12.2009 tarihli dilekçesi bulunmaktadır. Davacı vekili tarafından işverence zorla alındığı iddia edilmiştir. Davalı delilleri arasında yer alan aynı tarihli ibranamede davacının işçi feshi nedeniyle ayrıldığı bilgisi yer almaktadır. Diğer taraftan davacının 25 aralık akşamı iş bitiminde, kimseden izin almadan bir kısım boya ve uygulama malzemesini servis arabası bagajında şirket dışına çıkarması nedeniyle istenmiş bir savunması da bulunmaktadır. Davacı, 28.12.2009 tarihli savunmasında, gece vardiyasının bitiminde evine işyerinde kullanılmayan buz beyazı renkteki, 5 kg kadar boyayı kullanmak üzere kimseye danışmadan eve götürdüğünü ikrar etmiştir. Olayın gelişimine göre, işverene haklı fesih yetkisi tanıyan eylemi gerçekleştiren işçinin istifa ettiği anlaşılmaktadır. Delil durumu dikkate alındığında, istifa hususunda iradeyi fesada uğratan bir durum bulunmamaktadır. İstifaya değer verilerek işe iade isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hatalı gerekçeyle kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-)Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 15.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.