YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4842
KARAR NO : 2010/5903
KARAR TARİHİ : 01.11.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, iş bedelinin ödenmediği iddia olunan kısmının tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında işin yapılmasına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı tahsil ettiği iş bedellerine ilişkin bir belgeyi de dosyaya koymamıştır. Davacı 29.08.2007 tarihli belgeye dayanmıştır. Davalı şirket vekili ise davacı ile akdî ilişkileri olmadığını, davacıya herhangi bir iş yaptırılmadığını, davacının dayandığı 29.08.2007 tarihli belgedeki yazıların müvekkiline ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 29.08.2007 günlü belge yazılı delil başlangıcı kabul edilerek ve dinlenen davacı tanıklarının beyanları değerlendirilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça davada dayanılan 29.08.2007 tarihli belgenin başlığında davalı şirketin adı yazılı olup, bu belgenin yazıldığı kağıdın davalı şirketin başlıklı kağıdı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Sözkonusu belgede herhangi bir imza yer almamaktadır. Böyle bir belgenin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi için davalı şirketi temsile yetkili kişilerin birisinin elinden çıkmış olması gerekir. Mahkemece bu belgedeki yazı ve rakamların kim tarafından yazıldığı davacıya açıklattırılmadan ve bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan 29.08.2007 tarihli belgenin yazılı delil başlangıcı kabul edilerek tanık beyanlarına göre davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, öncelikle davacıya 29.08.2007 tarihli belgedeki yazı ve rakamların kimin eli mahsulü olduğunun açıklattırılmasından buna göre ilgili şahsın isticvabın ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmasından, belgedeki yazı ve rakamların davalı şirket yetkililerinden birisine ait olduğunun belirlenmesi halinde davanın şimdiki gibi kabul edilmesinden, belgedeki yazı ve rakamlar davalı şirket yetkililerinden birisine ait olmadığı sonucuna varılırsa, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve delil dilekçesinde yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak akdî ilişkinin varlığı konusunda davalı şirket yetkilisine yemin teklif etme hakkının bulunduğu hatırlatılmasından, sonucuna göre değerlendirme yapılıp hüküm kurulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.