YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3177
KARAR NO : 2010/5141
KARAR TARİHİ : 11.10.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İİK’nın 67. maddesine dayalı olarak açılmış olup; icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, takip dosyasına vâki itirazın 2.500,00 TL asıl alacak kısmı için iptâline, fazla istemin reddine karar verilmiş, verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Şişli 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/31746 takip sayılı dosyası kapsamından; … Yapı ve Dekorasyon Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı kooperatif hakkında adi takip yoluyla başlatılan icra takibine cari hesap ekstresi ile … yevmiye numaralı, 20.08.2008 tarihli ihtarnamenin dayanak alınarak 2.500,00 TL asıl alacak ve 37,50 TL işlemiş temerrüt faizinin tahsilinin istendiği anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da, bir yıllık süresi içinde açıldığı saptanmış bulunmaktadır.
Dava dilekçesinde; yanlar arasında 05.01.1998 tarihli sözleşme yapıldığı ve davacı yüklenici şirketin davalı kooperatif binalarını (maliyet + % 10 kâr) karşılığı inşa ettiği, iş bedeline mahsuben davalı tarafından davacıya verilen 30.08.2008 keşide tarihli, 2.500,00 TL bedelli, keşidecisi … olan, Maltepe-Denizbank Şubesine ait, 663 947 hesap ve 4025294 numaralı çekin keşideci imzasının eksikliğinin tamamlanması için davalıya iade olunduğu; ancak çekin verilmediği ve bu sebeple 2.500,00 TL tutarında davalının borçlu olduğu ileri sürülmüştür.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak usulünce düzenlenen davacı şirketin ticari defterlerindeki kayıtların lehine delil olduğu ve davacı iddialarının ticari defterleriyle kanıtlandığı gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 1. maddesi gereğince, kooperatifler, ticaret ortaklığı olmayıp, kendisine özgü bir kuruluştur ve tacir değildir. Ticari defterlerin delil olabilme koşulları, Türk Ticaret Kanunu’nun 82 ve izleyen maddelerinde düzenlenmiş olup; esas kuralı her iki tarafın da ticari defter tutma zorunluluğunda olmaları ve yine incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılması gereğidir. Tek taraflı ticari defter incelemesiyle yetinilmesi ve delil kabiliyeti ancak Türk Ticaret Kanunu’nun 86. maddesi hükmünde düzenlenmiş olup; buna göre, taraflardan birinin defterleri Kanuna uygun olup da, diğerinin ki olmaz veya hiç defteri bulunmaz, yahut ibraz etmek istemezse, ticari defterleri yasal koşullara uygun olarak tacirin birbirini doğrulayan defterlerindeki kayıtlar, diğer taraf aleyhine delil olur. Bir diğer durum da, Türk Ticaret Kanunu’nun 83/II. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan biri, diğer tarafın ticari defterlerinin kapsamını kabul edeceğini ve sadece hasmın ticari defterlerine dayandığını açıkça bildirerek delillerini mahkeme huzurunda bu şekilde hasretmiş olduğunu HUMK’nın 151/son maddesi hükmüne göre de imzası ile onaylamış olması lazımdır. Somut olayda ise, özetle açıklanan hukuksal koşulları gerçekleşmediği halde davacının defterlerindeki kayıtların lehine delil teşkil ettiğinin kabulü ile mahkemece, davanın kabulü doğru olmamıştır.
Mahkemece, yanlarca dayanılan tüm deliller toplanarak, delillerin değerlendirilmesi sonucu varılacak sonuca göre uyuşmazlık çözümlenmelidir.
Açıklanan nedenlerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.