Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/6692 E. 2010/15983 K. 01.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6692
KARAR NO : 2010/15983
KARAR TARİHİ : 01.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı şirketin düzenlediği dalma kursuna katıldğını,29.06.2001 tarihinde davalıya ait tekne ile denize açıldıklarını, davalı şirketin yetkili öğretmenleri gözetiminde dalış yaptğını, dalış sonrasında kulaklarından rahatsızlandığı halde birkaç defa dalışa zorlandığını, bilahare doktora başvurduğunda kulak zarının patladığının tespit edildiğini, olay nedeni ile davalının kusurlu olduğunu iddia ederek 20.000,00 TL manevi, 200,00 TL maddi zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturdugu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, gorüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gercek veya tüzel kisileri kapsar. Tuketici ise mal veya hizmeti ticarı veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya
2010/6692-15983
yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı icerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacının davalı şirketin dalış kursuna katıldığı sırada hizmet kusuru nedeniyle uğradığı zararın tazminini istediği ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 Sayılı Yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngormüştür. Taraflar arasındaki uyusmazlık Tuketicinin Korunması Hakkındakı Kanun kapsamında kaldıgına göre davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Böyle olunca mahkemece, görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar vermek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın ( 1 )nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, ( 2 )nolu bentte gösterilen nedenle, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 16.20 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 1.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.