YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11201
KARAR NO : 2012/6911
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, malullük oranının tespitiyle kesilen aylıkların yasal faizleriyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; iş gücü kaybı 2/3 oranının altına düştüğü gerekçesi ile maluliyet aylığı kesilen …’ ın, maluliyetinin tespiti ve maluliyet aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıklarından şimdilik 500 TL’nin faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir.
Dava devam ederken …’ın 4.8.2009 tarihinde ölümü üzerine; mirasçıları … ve … , bilirkişi raporu ile tespit edilen toplam 41.989,31 TL birikmiş aylıkların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesine ilişkin dava açmıştır. Bu dava …’ın açtığı asıl dava ile birleştirilerek görülmüştür.
Mahkemece, davanın kabulü ile; davacının 2/3 oranında çalışma gücünü kaybetmiş olduğunun tespitine, toplam 41.344,70 TL alacağın her bir aylığın ödenmesi gerektiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı …’ın 4.8.2009 tarihinde vefat ettiği, birleşen davayı …’ın mirasçıları olan Selahittin ve Resül İnan’ın açtığı, karar başlığında ölenin adının yer aldığı ve hükmün ölen kişi lehine kurulduğu, birleşen davayı açan … ve … isimlerinin karar başlığında yer almadığı ve bu kişiler ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamından; SGK … Sağlık Daire Başkanlığı’nın 5.7.2001 ve 7.3.2005 tarihli kararlarında “sigortalının 2/3 oranında iş gücünü kaybetmiş durumda sayılmasını gerektiren bir bulgu mevcut olmadığına karar verildiği,” SS. YSK’nın 19.9.2006 tarih, 2006/812 Esas, 11/1005 Karar sayılı kararında “sigortalının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmemiş olduğundan malul sayılmayacağına” karar verildiği, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 5.9.2007 tarihli raporunda; “sigortalının halihazır durumu ile beden çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmiş sayılacağının” belirtildiği görülmüştür.
Hükme dayanak olduğu belirtilen 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 5.9.2007 tarihli raporunda; “sigortalının halihazır durumu ile beden çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmiş sayılacağının” belirtildiği, aylığın kesildiği tarihteki maluliyeti ile 2/3 oranındaki maluliyetin ne zaman oluştuğunun belirtilmediği, buna rağmen maluliyet aylığının kesildiği tarihten itibaren hesaplama yapan 21.10.2009 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek, bu rapor ile hesaplanan miktara hükmedildiği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında;
İnfazda tereddüt oluşturacağından dolayı ölen kişi adına hüküm kurulması, birleşen davanın davacılarının kararda yer almaması ve bu kimseler hakkında hüküm kurulmaması, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu’na aylığın kesildiği tarih itibari ile maluliyet oranının tespit ettirilmemesi ve 2/3 oranındaki maluliyetin ne zaman oluştuğunun açıklattırılmaması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; hükmü ölen kişi adına değil, mirasçıları adına kurmak, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’na aylığın kesildiği tarih itibari ile maluliyet oranının tespit ettirmek ve 2/3 oranındaki maluliyetin ne zaman oluştuğunun açıklattırmak, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ile SS. YSK raporu arasında çelişki olduğu taktirde Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor aldırarak çelişkiyi gidermek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.