Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/15558 E. 2013/15428 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15558
KARAR NO : 2013/15428
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, iş sözleşmesinin işverence geçerli nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin yıllardan beri almakta olduğu POAŞ Petrol Ofisi A. Ş. Gözetim ihalesini 2012 yılında alamadığını, bu ihalenin davalı şirketin yıllık satış tutarının %41 ‘ini kapsadığını ve ihalenin anılamaması üzerine iş yerinde istihdam fazlası oluştuğunu, bu nedenle feshin geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; her ne kadar işletmenin gelir tablolarında ve karında dönemsel bir düşüş tespit edilmişse de, satışlardaki azalmanın işletmenin üretim kapasitesi ile karşılaştırıldığında sürekli olmadığının anlaşıldığı ve ayrıca yüksek oranları ifade eden ciddi düzeylerde olmayıp sınırlı nitelikte gerçekleştiği, ekonomik nitelikte bir geçerli sebebin mevcut olmadığı, fesih uygulamasına gidilmeden önce öncelikle fazla çalışmalar kaldırılması, işçilerin rızası ile çalışma süreleri kısaltılması, işin zamana yayılması gibi önlemlere başvurulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren iş yeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, iş yerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, iş yerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi iş yeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, iş yerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, her ne kadar mahkemece davalı iş yerindeki ekonomik sıkıntının sürekli nitelikte olmadığı ve işveren tarafından ekonomik krizin aşılması yönünde alınması gereken tedbirlere başvurulmadan fesih yoluna gidildiği kabul edilmiş ise de, davacı ile aynı tarihte aynı gerekçe ile iş akdi feshedilen emsal nitelikteki işçilerin Gebze 2. İş Mahkemesinde açmış oldukları işe iade davalarında yapılan inceleme sonucunda, bilirkişi kurulu tarafından, 2012 yılında POAŞ ihalesinin alınamamasının davalı şirkette ciro kaybına neden olduğu, bu ihalenin davalı şirketin net satışlarının %78 ‘ini oluşturduğu ve şirkette istihdam azaltmasını gerektirir önemli bir ekonomik daralmanın meydana geldiği, ve davalı şirketin ihaleyi kaybetmesinden sonra işçi çıkarttığı halde yeni işçi alımı yapmayarak fesih gerekçesinde tutarlı davrandığı belirlenmiştir. Aynı raporda, iş gücü ihtiyacında büyük düşüş yaşandığı için işçilerin başka bölümlerde çalışma imkanının kalmadığına ve fesih sonrasında davalının almış olduğu işler ve ekonomik durumuna göre yeni iş gücü ihtiyacı doğuran bir seyrin oluşmadığına da işaret edilmiştir. Davacı ile aynı tarihte aynı sebeple iş akdi feshedilen işçilerin açmış olduğu emsal nitelikteki dosyalara ilişkin yapılan temyiz incelmeleri sonucunda, yukarıda özetlenen bilirkişi raporu içeriği ile davalı iş yerindeki ekonomik daralmanın istihdam fazlalığı meydana getiren önemli bir kriz niteliğinde olduğu ve süreklilik arz ettiği , işverenin feshe son çare olarak başvurarak, fesih sebepleri hususunda tutarlı davrandığı belirlenmiş olduğundan, yerel mahkemenin feshin geçerli nedene dayanmadığı yönündeki gerekçesi isabetsiz bulunmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacınm yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alman temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 25.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.