Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/8859 E. 2010/16420 K. 07.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8859
KARAR NO : 2010/16420
KARAR TARİHİ : 07.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, taraflar arasında şeker pancarı üretimi ve belirlenen kota miktarınca şeker pancarı vermeyi taahhüt şeklinde şeker pancarı üretim sözleşmesinin yapıldığını, davalı şirketin 17.03.2009 tarihli 2008 dönemi müstahsil makbuzu ile şeker pancarı üretim sözleşmesinin 14/a hükmü uyarınca 11.494.70.TL kota borcu olduğundan bahisle yazı tebliğ edildiğini, sözleşmenin 14/a maddesi hükmünde mücbir sebep nedeniyle kota cezası uygulanamayacağını belirtmiş olmasına ve yörede kuraklık olmasına rağmen davalı kurumun bunu mücbir sebep olarak kabul etmediğini, kendisine borç çıkarılamaycağını ve çıkarılan borcun da sakıt olacağını bu nedenlerle şeker fabrikası üretim sözleşmesinin 14/a maddesi hükmüne istinaden kuraklığın mücbir sebep sayılarak 11.494.70.TL kota cezası borcu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik haksız olarak tahsil edilen 100.00.TL’ nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli ticari kredilere uygulanan faiz üzerinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kuraklığın mücbir sebep olmadığını, ayrıca mücbir sebep durumunun olması halinde üreticinin pancar alımı sona erdikten sonra ve tarlada tespit yapılacak pancar yokken fabrikaya dilekçe verdiğini, oysa üreticinin mücbir sebeplerle üretimde noksanlık olması halinde hasar olduğu tarihten itibaren on gün içerisinde şirkete yazılı ihbarda bulunması ve oluşturulan hasar tespit komisyonu tarafından yerinde tespit edilerek belgelendirilmesi gerektiğini, üreticinin bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini bu 2010/8859-16420
nedenlerle davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece davacının sözleşmede öngörülen şartlara uymadığı, 10 günlük süre içerisinde davalıya ihbarda bulunmadığı, kararlaştırılan cezai şartından sorumlu bulunduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının eldeki davadaki talebi sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın uygulanmaması gerektiğine ilişkin olup, mahkemecede bu talep reddedilmiştir. BK.’ nun 161/son maddesi hakimin fahiş gördüğü cezai şartı indirmekle mükellef olduğunu hükme bağlamıştır. Tacir olmayan şahıslar hakkında bu hususun mahkemece re’ sen nazara alınması gerekir. Bir başka deyişle tacir olan şahıslar hakkında uygulanma olanağı bulunmayan BK.’ nun 161/son maddesi hükmünün, tacir olmayan şahıslar hakkında indirim şartlarının oluşması (fahiş olması) halinde uygulanması zorunludur. Bu itibarla öncelikle davalının tacir olup olmadığının tesbiti gerekir. Dosya kapsamına göre davalının tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece BK.’ nun 161/son maddesi uyarınca tarafların durumu ve olayın özelliği değerlendirilerek cezai şarttan tenkis yapılıp yapılmayacağının belirlenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 07.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.