Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/23828 E. 2013/15504 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23828
KARAR NO : 2013/15504
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.06.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … …. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin sefer primlerinin düşürülmesi, ücretinden haksız yakıt kesintileri yapılması, bir kısım ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini, işçilik alacaklarının işveren tarafından ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesini feshinin haksız olduğunu, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, sair ödenmemiş işçilik alacağının ise bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ücret alacağında talebin aşılıp aşılmadığı ve davacıya yıllık izin ücreti ödemesi yapılıp yapılmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Somut olayda, dava dilekçesinde haksız yakıt kesintileri ile ilgili ödenmeyen ücrete yönelik talep, 2008 yılı başından itibaren işverence yapılan kesintilere ilişkindir. Hal böyleyken, taleple bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde, anılan alacağın 2006 yılından itibaren hesaplanarak hüküm altına alınması hatalıdır.
3-Davalı işverence dosyaya sunulan, imzasız eylül 2009 ayına ilişkin ücret bordrosunda, 762,71 TL yıllık izin ücreti tahakkuku yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı işverence, anılan tahakkuka ilişkin ödemenin fesih tarihinden sonra banka aracılığıyla yapıldığı savunulmuştur. Mahkemece ilgili bankadan sadece fesih tarihine kadar olan hesap hareketlerini gösterir dökümler celp edilmiş, iddia edilen ödeme banka kayıtlarında yer almadığı gerekçesiyle nazara alınmamıştır. Ne var ki, celp edilen banka hesap dökümleri fesih tarihine kadar olan hesap hareketlerini göstermekte olup, davalı işverence ise fesih tarihinden sonra anılan ödemenin yapıldığı savunulmuştur. Anılan sebeple banka hesap dökümlerinin eksiksiz celp edilip incelenerek, bordroda tahakkuk ettirilen yıllık izin ücretinin banka aracılığıyla ödenip ödenmediği tespit edilmeli, neticeye göre bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik araştırmayla ve incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.