YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4358
KARAR NO : 2013/6337
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda … Köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 8, 17, 21 ve 23 parsel sayılı 3552.12, 7697.75, 650.88 ve 536.54 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı, harici ve rızai taksim, pay satışları ve irsen intikal nedenleri ile davalı …, 104 ada 14 ve 24 parsel sayılı 1214.53 ve 3704.95 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar aynı nedenle davalı …, 104 ada 12 parsel sayılı 5373.46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve eşit paylarla davacı ve davalı …, 104 ada 19, 69 ve 71 parsel sayılı 1065.25, 3486.01 ve 4094.38 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar aynı nedenle davacı ile davalı … ve …, … ve …, 104 ada 25 parsel sayılı 5631.73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ve paylı olarak davacı ile davalılar … ve …, 101 ada 111 parsel sayılı 13569.31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle davalılar … ve … adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tapuda kardeşlerinden pay satın alması nedeni ile kendisinin daha fazla pay sahibi olduğu, bu nedenle daha fazla taşınmaz sahibi olması gerektiği iddiası ile tapu kaydındaki payı oranında taşınmazın adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların 1968 yılında taksime konu olduğu ve bu güne kadar rızai taksime göre kullanıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacının dayanağı olan ve fen bilirkişi raporları ile de taşınmazları kapsadığı anlaşılan Hane ağlağısı ve Hüseyin yerinde mevkili tapu kayıtlarının taşınmazlara aidiyeti taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayıp ihtilaf tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazların paylaşılıp paylaşılmadığı ve yapılan tespitlerin paylaşıma uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Taşınmazlar başında 2. kez yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişice Hane ağlağısı mevkili tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazların paylaşma durumu ve taşınmazların halen paylaşmaya göre kullanıldığı belirtildiği halde, tespitlerin bu beyana uygun olmadığının anlaşılmasına rağmen mahkemece mahalli bilirkişi beyanına da ne sebeple itibar edilmediği anlaşılmamış, keşiflerde dinlenen tanıklardan paylaşma ve kullanım konusunda ayrıntılı beyan da alınmamıştır. Öte yandan … yerinde mevkili tapu kaydının kapsamında kalan taşınmazlarda paylaşma olup olmadığı, paylaşım yapılmış ise, hangi taşınmazın kime kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı konusunda mahalli bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı beyan alınmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmazlar başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından muris … ‘dan intikal eden taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise paylaşmanın ne zaman yapıldığı, paylaşmada hangi taşınmazın kime isabet ettiği ve ne zamandan beri kim tarafından kullanıldığı, tapu kaydında yapılan devir işlemlerinin paylaşma nedeni ile isabet eden payların devrine ilişkin olup olmadığı, hali hazırdaki fiili kullanımın paylaşıma uygun olup olmadığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılmak sureti ile giderilmeli, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.