YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3461
KARAR NO : 2013/3776
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
…
DAVALILAR : HAZİNE, PİRİBAT KÖYÜ TÜZEL KİŞİLİĞİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu Piribat Köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 119 ada 7 parsel sayılı 12.598,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, …, …, …, … ‘in kullanımında olduğu şerhi verilerek, 119 ada 8 parsel sayılı 67.880,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek, 119 ada 9 parsel sayılı 41.904,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz…’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek, 119 ada 10 parsel sayılı 75.901,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …, miras yolu ile gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hazine adına olan kaydın iptal edilerek taşınmazın kendisi ile kardeşleri … ve … adlarına müştereken tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların mera kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların zilyetlik ile kazanılması mümkün yerlerden olduğu ve zilyetlik ile iktisap koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, taşınmazlar mera olarak sınırlandırıldığı halde, taşınmazların niteliği ile ilgili olarak uzman ziraat mühendislerinden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, komşu parsel tutanakları getirtilmemiş, davacı tarafın dayandığı 1936 tarih ve 211 sayılı tahrir kaydı keşifte yöntemince zemine uygulanmamış, sadece fen bilirkişisinin vergi kaydının çekişmeli taşınmazları kapsadığını belirtir görüşü ile yetinilerek hüküm kurulmuştur. Taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi ve süresi de araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak
./….
2013/3461-3776 S/2
suretleriyle dayanağı olan belgeleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde komşu köylerden, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, davacı tarafın dayandığı vergi kaydı hudutları mahalli bilirkişilerden sorulmalı, tespit edilemeyen hudutlar açısından taraflara tanık dinletme imkanı verilmeli, ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan, keşif sonucu bulguların değerlendirilmesi suretiyle taşınmazların niteliğiyle ilgili ayrıntılı, bilimsel verilere dayalı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazların vasfı kesin olarak saptanmalıdır. Fen bilirkişisine yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaretlettirilmeli ve uygulanan vergi kaydının kapsadığı alanı gösterir, denetime açık ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, taşınmazların keşif sırasında çektirilecek fotoğrafları üzerinde çekişmeli taşınmazların sınırları fen bilirkişisine kabaca işaretlettirilmeli, taşınmazların öncesinin kadim mera olduğunun anlaşılması halinde üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuki olarak değer taşımayacağı dikkate alınmalıdır. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, 18.06.2012 tarihinde mahallinde yapılan keşifte tutulan keşif zaptında da hakim imzası ile davacı …, tespit bilirkişisi …, fen memuru …’e ait imzalar olmadığından yapılan keşif usulüne uygun bulunmamaktadır. Keşif tutanağı duruşma tutanağının devamı niteliğinde olup, keşfe katılanlar tarafından imza altına alınması gerekir. Karar başlığında davacı olarak gösterilen ve …’ın kardeşleri olduğu anlaşılan …,…’ın dava açmadıkları ve açılan davaya müdahaleleri olmadığı halde duruşmada …’in alınan beyanı ile yetinilerek her ikisinin de taraf kabul edilip başlığa davacı olarak yazılmaları ve lehlerine tescil kararı verilmesi, çekişmeli taşınmazların lehlerine karar verilenlerin adlarına hangi paylarla tescil edileceğinin belirtilmeyerek kararın infaz kabiliyetinin ortadan kaldırılması ve “terk” ifadesinin hukuki bir niteliğinin bulunmamasına rağmen çekişmeli taşınmazların “terk ve tesciline” şeklinde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalı Hazine’nin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…