Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/3458 E. 2013/3773 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3458
KARAR NO : 2013/3773
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : HAZİNE, PİRABAT KÖYÜ TÜZEL KİŞİLİĞİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu Piribat Köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 101 ada 7 parsel sayılı 232.881,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz yaylak vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı … miras yolu ile gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hazine adına olan kaydın iptal edilerek kendi adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın mera vasfında olup taşlık-kayalık halde bulunduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, taşınmaz yaylak olarak sınırlandırıldığı halde taşınmazın niteliği ile ilgili olarak üç kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, komşu parsel tutanakları getirtilmemiş, aynı köyden dinlenen yerel bilirkişilerin beyanları ile yetinilmiş, davacı tarafın dayandığı 1936 tarih ve 232 sayılı tahrir kaydı keşifte yöntemince zemine uygulanmamış, sadece fen bilirkişisinin vergi kaydının çekişmeli taşınmazları kapsadığını belirtir görüşü ile yetinilerek hüküm kurulmuş, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi ve süresi araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde komşu köylerden; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişilerle; taraf tanıkları ve üç kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, davacı tarafın dayandığı vergi kaydı hudutları mahalli bilirkişilerden sorulmalı, tespit edilemeyen hudutlar açısından taraflara tanık dinletme imkanı verilmeli, üç kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, bulguların değerlendirilmesi suretiyle taşınmazın niteliğiyle ilgili ayrıntılı, bilimsel verilere dayalı ve ./…

2013/3458 – 3773 Sayfa: 2

gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın vasfı kesin olarak saptanmalıdır. Fen bilirkişisine yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaretlettirilmeli ve uygulanan vergi kaydının kapsadığı alanı gösterir, denetime açık ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın keşif sırasında çektirilecek fotoğrafları üzerinde çekişmeli taşınmazın sınırları fen bilirkişisine kabaca işaretlettirilmelidir. Taşınmazın öncesinin yaylak olduğunun anlaşılması halinde üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuki olarak değer taşımayacağı dikkate alınmalıdır. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de yapılan keşif işlemi usulüne uygun belgelendirilmemiştir. Mahkemece, 18.06.2012 tarihinde mahallinde yapılan keşifte tutulan keşif zaptında davacı …, mahalli bilirkişiler … ve … ile fen bilirkişisine ait imzalar bulunmamaktadır. Keşif tutanağı duruşma tutanağının devamı niteliğinde olup, keşfe katılanlar tarafından imza altına alınması gerekir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.