Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/6151 E. 2010/1382 K. 09.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6151
KARAR NO : 2010/1382
KARAR TARİHİ : 09.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tüketici davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı şirket, davalının, kendilerinden satın almış olduğu bilgisayarın ayıplı olduğunu iddia ederek, Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu, Hakem Heyetince davalı tüketicinin başvurusu kabul edilerek, bilgisayarın yenisi ile değiştirilmesine karar verildiğini, oysa ki ürünün ayıplı olmadığını ileri sürerek, 7.5.2007 tarihli Hakem Heyeti Kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş, bu dosya ile birleştirilen davada ise, davalıdan (asıl davanın davacısı) 26.1.2007 tarihinde satın aldığı bilgisayarın LSD ekranının çatladığını, ürünün ayıplı olduğunu belirterek, satış bedeli olarak … olduğu 2.650,75 YTL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, satın alınan bilgisayarın üretim hatası nedeniyle ayıplı olduğu belirtilerek, asıl davanın reddine, Hakem Heyeti Kararının infazının mümkün olması karşısında, bedel iadesi talebinde hukuki yararın bulunmadığı kabul edilerek, birleştirilen davanın da reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-2007/228 E. sayılı asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı şirket, 7.5.2007 tarihli Hakem Heyeti kararının iptaline karar verilmesini talep etmiş, herhangi bir eda talebinde bulunmamıştır. 4822 sayılı kanunla değişik 4077 sayılı kanunun 22.maddesinin 5.bendi hükmü uyarınca 1.1.2007 tarihinden itibaren değeri 792,12 YTL’nin üzerindeki uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin verecekleri kararlar, tarafları bağlayıcı nitelikte olmayıp, kesin karar niteliğinde değildir. Tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilirler. Buna Karşılık aynı maddede değeri (karar tarihi itibariyle) 792,12 YTL’nin altında bulunan uyuşmazlıklarda ise Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemeleri tarafından verilen kararların kesin olduğu belirtilmiştir. O halde iptali istenilen Hakem Heyeti Kararına konu olan uyuşmazlığın değeri 827,05 YTL’nin üzerinde olması nedeniyle infaz kabiliyeti bulunmayan Tüketici Hakem Heyeti Kararının iptali davası açılmasında hukuki yarar mevcut olmadığından davanın bu gerekçe ile dava şartı bulunmaması nedeniyle usulden reddedilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde davanın esastan reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Birleştirilen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2007/240 E. sayılı dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava, satın alınan bilgisayarın, ayıplı olduğu iddiası ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun”un 4. maddesi hükmü gereğince, tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, “verdiği bedelin iadesini”, “ayıp nispetinde bedelin tenzilini”, “ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını”, son olarak da “malın yenisi ile değiştirilmesini” isteyebilir. Somut olayda davacının satın almış olduğu bilgisayarın, üretim hatası nedeniyle ayıplı olduğu, görüşüne başvurulan 8.7.2008 tarihli bilirkişi raporu ile anlaşılmış olduğundan, davacı tüketicinin talebi gibi, ödenen bedelin iadesine karar verilmesi gerekirken, az yukarda 1. bentte açıklandığı gibi miktar itibariyle Hakem Heyeti Kararının infaz kabiliyeti bulunmadığı halde, mahkemece bedel iadesi talebinde hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün, 1. bent gereğince davacı (birleştirilen davanın davalısı), 2. bent gereğince ise davalı (birleştirilen davanın davacısı) yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 9.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.