YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8275
KARAR NO : 2012/806
KARAR TARİHİ : 06.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında çekişmeli 308 ada 46 parsel sayılı 57.04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ekonomik yarar sağlayabilecek yerlerden olduğundan, 151 ada 13 parsel sayılı 290.28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise … tarafından emek ve para sarfı ile arsa haline getirilmesine rağmen 3402 sayılı Kanun’un 14. Maddesindeki şartların yerine getirilmediğinden söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, satın almaya ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 308 ada 46 ve 151 ada 13 parsel sayılı taşınmazların arsa niteliğinde bulunduğu, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; tespite aykırı sonuca varıldığı halde çekişmeli taşınmazlarla ilgili olarak tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenmemiş ve çelişki giderilmeden hüküm kurulmuş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşabilmek için, daha önce dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla birlikte kadastro tutanağında adları yazılı tespit bilirkişilerinin ve fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi, tanık ve tespit bilirkişilerinden çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ve ne surette intikal ettiği, ne kadar süredir, kimler tarafından zilyet edildiği hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında aykırılık bulunması halinde çelişki giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye olanak sağlayan rapor ve harita düzenlemesi istenmeli, ondan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.