Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3592 E. 2022/3116 K. 18.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3592
KARAR NO : 2022/3116
KARAR TARİHİ : 18.04.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.12.2018 tarih ve 2017/529 E. – 2018/1595 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı …’in davalı bankadan kredi kullandığını, diğer davacı … tarafından keşide edilen 10.000,00 TL miktarlı bononun teminat olarak bankaya verildiğini, kredi taksitlerinin sözleşmeye uygun olarak ödendiğini, bononun bedelsiz kaldığını ancak davalı bankanın teminat olarak verilen bonoyu takibe koyduğunu ileri sürerek davacıların takip konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline ve davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine davacı …’in hesabının kat edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine takip başlatıldığını, dava konusu bononun kredi borcuna mahsuben tahsil amaçlı olarak davalı bankaya verildiğini, davacıların borçlarının devam ettiğini savunarak davanın reddini ve %20 tazminat istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bankaların verdikleri krediye karşılık teminat olmak üzere bono almalarını engelleyen yasal bir düzenleme bulunmadığı, senet üzerinde teminat olduğunu gösteren herhangi bir kayıt bulunmadığı, cironun temlik cirosu olduğunun kabulü gerektiği, menfi tespit davalarında dava tarihi itibariyle borçluluk ve bunun sonucu olarak haklılık durumunun saptandığı, davacıların, ödeme ihtarları da gözetilerek dava tarihi itibariyle davalıya borçlu olup olmadıkları ve varsa borç miktarı konsunda yapılan inceleme sonucu 29/03/2018 tarihli rapora göre 18/09/2014 dava tarihinde 1.923,88 TL davalı banka alacağı kaldığının tespit edildiği, dava tarihi itibariyle 6.521,36 TL’lik takipte 1.923,88 TL davalı banka alacağının bulunduğu bakiye 4.597,48 TL kısım yönünden ise davacıların davalıya borçlarının bulunmadığı ve takibin kötü niyetli yapıldığına dair yeterli kanaat elde edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı aleyhine haksız takip tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 235,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 18/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.