YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5465
KARAR NO : 2012/23541
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 12/04/2003-13/10/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu ve … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 12.4.2003-11.9.2009 Tarihleri arasında davalılara ait işyerlerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 12.4.2003-12.4.2006 Tarihleri arasında davalı …’a ait işyerinde 1261 gün çalıştığının tespitine, davalı … Tarım ve İnşaat Ltd.Şti. Aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı şirket işyerinin 13.10.2006 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, uyuşmazlık dönemine ait davalı şirkete ait dönem bordrolarının getirtildiği,davacının SGK’da bildiriminin davalı şirket işyeri tarafından 12.10.2006 tarihinde yapıldığı, davalı …’a ait işyerinin sicil kayıtlarının ve ihtilaflı dönem bordrolarının dosyaya getirtilmediği anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davalı …’a ait şahsi işyeri hakkında tespit kararı verilmesine rağmen, işyerine ait ne dönem bordrolarının ne ticaret sicil kaydının nede Kurumda bulunan sicil dosyasının celp edildiği, bu nedenle dinlenen tanıklarının bordro tanıkları olup olmadıklarının tespitinin ve beyanların doğrulunun kontrolünün mümkün olmadığı, davalı tanıklarının ise davacının tespiti istenen dönem yönünden davalı işyerininde çalışmayı doğrulamadıkları davalı …’ın kardeşi olan dava dışı Atilla Yılmaz yanında çalıştığı yönünde beyanda bulundukları, bu durumda taraf tanıklarının beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ve dinlenen tanıkların hizmet tespiti davalarını ispatta beyanları hükme esas alınacak niteliklere sahip tanıklardan olup olmadıklarının belirlenmesi için getirtilmesi gereken bordrolar dosya arasına alınmadan ve bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak …, davalı …’a ait şahsi işyerinin uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının Kurum’dan celbi ile bordrolarda çalışmaları bulunanlar içerisinden adları resen belirlenecek bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak, bordro tanıklarının beyanlarının yetersiz olması durumunda davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırmanın genişletilip bu dönemlerde çalışması bulunan komşu işyeri işverenleri ve bu işverenler tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler zabıta marifetiyle belirlenip beyanlarına başvurularak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden …’a iadesine
17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.