YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19563
KARAR NO : 2013/19881
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı idareye bağlı olarak iş sözleşmesi ile 29.12.2004 tarihine kadar çalışırken kanuna ve usule aykırı biçimde sözleşmeye son verildiğini fakat kendisine haber verilmediğini, uzun süre sözleşmenin varlığına güvenerek fesih tarihinden sonra da çalıştığını, ancak buna ilişkin olarak davalı idarenin herhangi bir ödeme yapmadığını ücret alacaklarının 2004 sonu itibariyle tespiti ile fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla 5.000,00 TL ücret alacağının hakediş tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davalı ile mevzuat gereği bir yıllık sözleşme yapıldığını, sürenin dolması sebebiyle başka bir avukatla anlaşıldığını, anlaşmanın süreli olması ve bu hususun sözleşmede yazılı olması sebebiyle davacıya bildirim yapılmadığını, davacının herhangi bir ücret alacağının bulunmadığını davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla davaya bakılarak miktar itibariyle görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, karar 13. Hukuk Dairesinin 29.06.2011 tarihli ve 2011/5528 esas, 10414 karar sayılı ilamıyla “taraflar arasında 4587 ve 5521 sayılı Kanun hükümlerine tabi bir hizmet ilişkisi bulunduğu sabittir. Bu gibi hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların İş Mahkemelerinde görülmesi 4578 ve 5571 sayılı Kanunların 1. maddeleri hükümleri gereğidir. Mahkemece bu yönler gözönünde tutularak ayrı bir iş mahkemesi varsa dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi, tersi durumda davaya İş Mahkemesi niteliği ile bakılması gerekir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakılmış, zincirleme yapılan sözleşmenin belirsiz süreli sözleşmeye dönüşmesi sebebiyle usulüne uygun fesih bildirimi yapılmadığından sonraki yıla sarkan hizmet ilişkisinin sarktığı yılın tamamı bakımından davacıya ücret alacağını talep etme hakkını sağladığı, bu sebeple davacının sonraki yıl için yenilendiği kabul edilen sözleşmesinin karşılığı olarak yıllık ücret alacağının tamamına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin işverene yüklediği edilmlerden biri ücret ödenmesidir. Ücret çalışması karşılığı işçiye ödenir. Taraflar arasında yapılan iş sözleşmesinin 31.12.2003 yılında feshedildiği tartışmasızdır. Davacı 31.12.2003 tarihinden sonra çalıştığını şüpheden uzak bir şekilde ispatlayamamıştır. Bu sebeple davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.